Giriş
veya
Kayıt Ol
::
Ana Sayfa
::
Hesabýnýz
::
Forumlar
::
Haberler
::
Kritik
::
Fotoðraf Galerisi
::
Hosting
::
Köþe Yazýlarý
::
Menü
Site
Ana Sayfa
Forum
Haber Gönder
Haber Arşivi
Etkinlik Takvimi
Site Kadrosu
Extra
Hosting
En İyi 10
İnteraktif
Demo & Mp3 Arşivi
Video İzleme
Fotoğraf Galerisi
Destek
Destekleyenler
Linkekle
Bizi Öner!
INSTAGRAM
İçerik
.
Yerli Gruplar
.
Yabancı Gruplar
.
Biyografiler
.
Albümler
.
Albüm Kritikleri
.
Röportajlar
.
Köşe Yazıları
.
Köşe Yazıları Arşiv
.
Dergiler
.
Etkinlikler
·
Gitar & TAB
Albüm Kritikleri
·
KORN - The path of totality
·
Hypocrisy-A Taste of Extreme Divinity (2009)
·
Cyntia - Endless World (2012)
·
Tiamat - The Scarred People
·
Moonspell Alpha Noir-Omega White.
·
Ghost - Opus Eponymous
·
Testament - Dark Roots of Earth
·
Lamb of God - Resolution
·
Volbeat Live From Beyond Hell/Above Heaven
·
Pentagram - MMXII
METALTR INSTAGRAM
Kısa Haberler
[
Haber Arşivi
]
Son 10 Haber
·
Alter Bridge yeni albüm Scales Are Falling
[ 0 yorum - 920 okuma ]
·
Black Veil Brides yeni single'ları ''Certainty''
[ 0 yorum - 616 okuma ]
·
Gibson imzalı Tony Iommi belgeseli yayında
[ 0 yorum - 756 okuma ]
·
Pentagram’ın bir albümü ilk kez plak formatında çıktı
[ 0 yorum - 1300 okuma ]
·
MEGADETH, yeni sinema belgeseli Megadeth: Behind The Mask
[ 0 yorum - 972 okuma ]
·
Brezilyalı gitarist Kiko Loureiro, sinema dünyasına ilk adımını attı
[ 0 yorum - 696 okuma ]
·
Poppy yeni şarkısı Guardian’ı paylaştı
[ 0 yorum - 2455 okuma ]
·
Whitesnake gitaristi yeni bir şarkı yayınladı 'You Can Give'
[ 0 yorum - 2700 okuma ]
·
Avenged Sevenfold yeni şarkısı Magic
[ 0 yorum - 3440 okuma ]
·
Lamb of God, 'Parasocial Christ' adlı teklisini yayınladı
[ 0 yorum - 66913 okuma ]
[
Devamı Haberler Bölümünde
]
Fotoğraf Galerisi
B Noktası
B Noktası
B Noktası
Heretic Soul @ Waldb ...
Heretic Soul
Heretic Soul
Heretic Soul @ Rock ...
Anoreksi Promo 2011
Anoreksi Promo 2011
Anoreksi Promo 2011
[ Fotoğraf Galerisi ]
Rastgele Biyografi
Cremate
MetalTR Arama
Üyelik
Üye Olun
Kayıp Şifre
Güvenlik Kodu:
Güvenlik Kodunu Girin:
Üyelik:
Bugün:
0
Dün:
1
Bekleyen Üyelik(ler):
0
Toplam Üye:
42,803
En Son Üye:
manyamimi
Şu An Bağlı:
Misafir(ler):
654
Üye(ler):
0
Toplam:
654
Forumlardan
SSS
Arama
Üye Listesi
Kullanıcı Grupları
Can Sıkıntısı Giderici!
Profil
Özel mesajlarınızı kontrol etmek için login olun
Giriş
Günlükler
Günlük Kontrol Paneli
Günlüğüm
hayatımıza etki eden filmler
Sayfa
Önceki
1
,
2
,
3
,
4
,
5
,
6
,
7
metaltr.net Forum Ana Sayfası
->
Dizi Film Öneri
Önceki başlık
::
Sonraki başlık
Yazar
Mesaj
fenrizulv
femme poète
Kayıt: Aug 14, 2006
Mesajlar: 496
Nerden: Prisonnier des yeux bridés
Tarih: Cmt Hzr 19, 2010 1:12 pm
Mesaj konusu:
Mesaj:
#121
La Boum (1-2)
Réalisation et scénario de Claude PINOTEAU
Co-scénariste et dialoguiste Danièle THOMPSON
Directeur de la photographie Edmond SÉCHAN
Musique de Vladimir COSMA et Renaud SECHAN
avec
Claude BRASSEUR
Brigitte FOSSEY
Denise GREY
Sophie MARCEAU
Résumé
Vic revient en France après avoir passé les grandes vacances en Autriche. Elle a maintenant quinze ans, et rentre en seconde au lycée Henri IV. Au cours d'un concert rock, elle tombe amoureuse de Philippe, 17 ans, étudiant au lycée Montaigne pratiquant la boxe française. Ce soir-là, l'émotion leur fera égarer un sac à main et prendre le bus de nuit en sens inverse si bien que Vic rentrera très tard chez ses parents inquiets.
Ces derniers vivent un tournant de leur vie. Françoise, toujours très passionnée par son travail passe de la BD au cinéma d'animation et François se lance dans la recherche. Un jour, François traîne sa femme jusqu'à un avion qui s'envole vers l'Afrique où ils vont passer une semaine. Ils ont confié Lucas, âgé de deux ans, à Vic. Rentrés inopinément, ils découvrent l'appartement vide : Vic a expédié le petit frère chez Pénélope et Samantha pour aller rejoindre Philippe. Nouveaux heurts avec les parents.
Au cours d'une soirée donnée par Mathieu, Vic, de retour à Paris, est éblouie par Félix avec ses vingt-cinq ans et son assurance d'homme. Rien ne va plus entre Vic et Philippe. Ils se font souffrir et pourtant, ils s'aiment. Vic confie tous ses petits secrets à son arrière grand-mère qui, de son côté a décidé d'accepter la demande en mariage de son vieil amant. Dans une lettre qui lui est adressée, Vic reçoit la clef de l'appartement de Philippe. Elle court pour l'empêcher de prendre le train.
_________________
'Her şeyin başına dönelim mümkünse yaradılışın,
çünkü ben sana adını sormayı unuttum..'
Başa dön
Sponsor Linkler
Tarih: Google ve Sponsor Baglantilari
Mesaj konusu: Sizde bu bölüme reklam verebilirsiniz !
:
#
Başa dön
BitliBezelye
Forum Bitkisi
Kayıt: Dec 22, 2005
Mesajlar: 634
Nerden: nereye
Tarih: Çrş Ağu 11, 2010 3:07 am
Mesaj konusu:
Mesaj:
#122
önceden yazdığım msj'lara bakıyordum da teeee 2006 da buraya da bir şeyler karalamışım
birçok kişi, birçok kitap, birçok film, birçok olgu, birçok düşünce vs... işte bir çok zıttırıbırt şey akıp gidiyor insanın hayatından; tortul bir tabaka bırakarak mutlak bazen hali hazırda var olan tabakayı götürdüğü de olmuyor değil hani
İnsan bazen hayattaki bu akışın taşı deleceğini bile düşünür ki; o denli gürül gürüldür bu akış dediğim nane. Kimi zamnsa baksan dibini görürsün öyle durgun öyle berrak yani.
Gecen iki arkadaş kafa yoruyorduk her zaman ki gibi ulen neydi o eski günler falan diye kendini böbörlendiren ahmak bir muhabbet işte. Farkettik ki biz ''cybörk'' çocuklarız ''terminatör'' de nirvanamız
İşin espirisi bir yana insanın hayatından bir çok film gelip geçiyor hangisi seni etkiliyor hangisi hayattan soğutuyor hangisi tornavida yemişe döndürüyor hangisi delip geçiyor falan korkunç bir bilinmezliğe dönüşüyor bi zaman sonra. Halbuki daha dün gibi anımsıyorum kill 'em all'u sarıp sarıp ta elimdeki kalemle jump in the fire'a denk getirmek için az uğraşmazdım dostlarla muhabbet ederdik bu işlem yapılırken hatta bazı arkadaşlar bazı şarkıları ''teyip''ten daha hızlı bulurlardı kalem kullanarak
ulen diyorum ozamanlar bir şeyler kapıyorduk biz bu işten yani etkileniyorduk bir ayin gibiydi ozamanlar böyle meseleler önemsenmeyen grubu dinlemek önemsenmeyen filmi izlemek öenmsenmeyen kitabı okumak ama bir okadar da önemli olduğunu bilerek özümsemek tüm bu ayini
Ergen düşler işte laf yapmaya gerek yok. sanırım bu yaşa gelinceyse insan bunları okumak izlemek ve dinlemekten de öte tatpik eder bir noktaya varıyor yada öyle sanıyor ahmakça
Yani az önce çok yaşlı bir adammış gibi cümleler kurdum ya o gibi yani ahmakça işte. Hani ''eskilerin tadı başkaydı usta'' gibi tabansız bir gevezelik değil citten yaş alınca adam o filmde o albumde o kitaptaymış gibi davrana biliyor. Bilmem size oluyor mu ama bana hakikaten sıklıkla oluyor.
Daha gecenlerde örneğin tam bir michael di jiacomo senoryosu tim burton sahnesi tarantino saçmalaması dialoglar silsilesi geldi başıma.
Sabahın sekiziydi belki de daha erken FRP oynadığım arkadaşlardan çıkıp evime giden ilk otobüse binmiştim neredeyse boştu otobüs. Oturacağım yeri secmekte zorlanan gözlerim güzel bir kadının yanını seçtiler otobüsü neredeyse baştan başa geçtim ve onca boş koltuğa rağmen kadının boş olan koridor koltuğunun yanında durdum.
- Beklediğiniz biri yoksa size eşlik edebilir miyim? dedim
Gülümsedi koltuğa kurulmuş olan çantasını kucağına aldı ve
- Elbette. dedi
bir zaman sustuk, sonra neden bilmem kahkalara boğulduk. Uzun boynunu hafifçe öne büküp sordu.
- Ne'den bir cafedeymişiz gibi sordun ki öyle?
- Neden bir kafede olmayalım ki! dedim bende
kısa bir susuşun ardından yine gülüştük '' sanırım o an melekler ışıkçıyı boomçuyu falan uyarıyorlardı
''
sonrasında birbirimize otobüsten bozma kafelerden, çocukken döndürdüğümüz kamyon tekerleklerinden, o tekerleklerden afrikalı gençlerin kendilerine yaptıkları ayakkabılardan, dünya sağlık örgütünün ulaşamadığı kabilelere kola dolaplarının nasıl ulaşıyor oluşuna ikimizinde fena halde takmış oluşundan, onun topuklu giyemeyişinden benim ayak severliğimden, onun bacaklarının ilk titreyişinden benim sacımı kısa zaman önce 3'e vurduşumdan, bu sohpetin burada kalması gerektiğinden, bazen gülümsenerek hatırlanacak bir anın, birbirine yapışık geçirilecek koca bir yıldan daha değerli olduğunu biliyor oluşumuzdan, onun patronunun o koca kıçını nasıl tekmelemek istediğinden benim hiçlikten gelip başka bir hiçliğe giden varoluşçu truzmin sıkıcı yolcularına kaptırışımdan, bu gün gök yüzünün ne kadar mavi oluşuna kadar her bir şeyi anlattık durduk.
Ben durağımı bir iki kere erteledim belki o da, şehrin belirsiz bir yerlerinde indik ve ayrı yollara düştük. Birbirimize evlerimizi ve numaralarımızı sormadık. Benim için mutlu bir ayrılıktı sanırım onun içinde öyleydi. Falan filan...
Yani demem o ki bir zamanlar bizi etkileyenler bir zaman sonra hayatımızda / hayatımız da olabiliyormuş
değişmeyen tek şey var o zamanlar da anlatıyorduk şimdi de anlatıyoruz biriktiriyoruz birilerine yığmak için hatta yığılıp kalmak için belkide kim bilir!?
belki bir dört beş yıl sonra ulen bunu neden yazmışım ki buraya negerek duymuşum diyeceğim sırf böbürlenmek için yazdığımı anlayınca yine kendime söveceğim ama işte yazmak geliyor içimden benim değirmende böyle dönüyor sanırım
yine iç dökmeye başladım ağzıma birisi kürekle vursun lütfen
içinizden ''seve seve'' dediğinizi duyar gibiyim
Mutlu kalın hep
Yazmayı unutmuşum
Bu aralar ''İşte bu benim /eski/ mahallem, buda şu buda bu...'' falan diye başlayan filmleri seviyorum eğer bu cümleyle başlayan bir filme denk gelirseniz mutlaka bana da fısıldayın olur mu?
Mutlu kalın hep
_________________
Ben ölünce ne yapacaksın tanrım? Yitireceksin anlamını; benim anlamımı yitirişimle.
/ rilke /
Başa dön
MolokoVellocet
Geçerken Uğrayan
Kayıt: Jul 08, 2006
Mesajlar: 49
Nerden: in never!
Tarih: Pts Eyl 20, 2010 10:07 pm
Mesaj konusu:
Mesaj:
#123
Klasik bir ergen asi filmi gibi anlatılsada aslında çok masum bir filmdir.
herşeyi geride bırakıp gitmek ve yaşamı kendisi gibi olanda yani insanda bulması.
yaşama duyulan heyecan.
sanırım günümüzde bir çok duyguyu kaybetmişiz.
en azından bu filmde heyecanı buldum ve yaşamımı etkiledi.
_________________
Now Youve Got Something to Die For!
Başa dön
Mesajları göster:
Hepsi
1 Günlük
7 Günlük
2 Haftalık
1 Aylık
3 Aylık
6 Aylık
1 Yıllık
eskiden-yeniye
yeniden-eskiye
metaltr.net Forum Ana Sayfası
->
Dizi Film Öneri
Tüm saatler GMT +1 Saat
Sayfa
Önceki
1
,
2
,
3
,
4
,
5
,
6
,
7
7
. sayfa (Toplam
7
sayfa)
Forum Seçin:
Bir Forum Seçin
Müzik/Genel
----------------
Metal Genel
Metal Grupları
Rock Müzik
Yerli Metal Grupları
Türk Rock
Rock Metal Gitaristleri
Efsane Bas Gitaristler
Alternatif müzik dünyası
Konser - Festival
Rock ve Metal Albüm, Single ve Video Haberleri
Dergi Paylaşım Platformu
Müzik Market
----------------
Müzik grubu aranıyor ilanları
Müzik Aletleri
Gitar / Tab
-- Şarkı Sözleri
Stüdyo Prova Kayıt
Müzik Aletleri Alım / Satım
Serbest ALAN
----------------
Güncel Haberler
Geyik
SERBEST KURSU
Felsefe - Sosyoloji - Psikoloji
Edebiyat
Karalamalar
Dizi Film Öneri
Internet / Bilgisayar / Teknoloji / Oyun / ..
-- Radyolar
Logmania
Komik / İlginç Resim / Video
Mekan
----------------
Mekanlar / Pasajlar
-- Nereye Gitsek? Cafe, Bar ve Konser Mekanı Tavsiyeleri
-- Tattoo ( Dövme ) & Piercing
Üniversiteler
MetalTR.NET
----------------
MetalTR.Net Hakkinda
Bu forumda yeni konular
açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap
veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı
değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı
silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy
kullanamazsınız
Powered by
phpBB
© 2001, 2002 phpBB Group
Türkçe Çeviri : Onur Turgay & Erdem Çorapçıoğlu
phpBB template by
Spectre
:: Ported for PHP-Nuke by
nukemods.com