Metal TR.NET METALTR INSTAGRAM    
  Giriş veya Kayıt Ol
Menü
 Site
tree-T.gif Ana Sayfa
 Forum
 Haber Gönder
 Haber Arşivi
tree-T.gif Etkinlik Takvimi
tree-T.gif Site Kadrosu
 Extra
 Hosting
 En İyi 10
 İnteraktif
petitrond.gif Demo & Mp3 Arşivi
petitrond.gif Video İzleme
petitrond.gif Fotoğraf Galerisi
 Destek
 Destekleyenler
 Linkekle
 Bizi Öner!
 
INSTAGRAM
 
İçerik
. Yerli Gruplar
. Yabancı Gruplar
. Biyografiler
. Albümler
. Albüm Kritikleri
. Röportajlar
. Köşe Yazıları
. Köşe Yazıları Arşiv
. Dergiler
. Etkinlikler
· Gitar & TAB
 
Albüm Kritikleri
· KORN - The path of totality
· Hypocrisy-A Taste of Extreme Divinity (2009)
· Cyntia - Endless World (2012)
· Tiamat - The Scarred People
· Moonspell Alpha Noir-Omega White.
· Ghost - Opus Eponymous
· Testament - Dark Roots of Earth
· Lamb of God - Resolution
· Volbeat Live From Beyond Hell/Above Heaven
· Pentagram - MMXII
 
METALTR INSTAGRAM
 
Kısa Haberler

[ Haber Arşivi ]
 
Son 10 Haber
· Moonspell yeni albüm öncesi yeni tekli ‘Cross Your Heart’
[ 0 yorum - 118 okuma ]
· Alter Bridge yeni albüm Scales Are Falling
[ 0 yorum - 985 okuma ]
· Black Veil Brides yeni single'ları ''Certainty''
[ 0 yorum - 670 okuma ]
· Gibson imzalı Tony Iommi belgeseli yayında
[ 0 yorum - 833 okuma ]
· Pentagram’ın bir albümü ilk kez plak formatında çıktı
[ 0 yorum - 1370 okuma ]
· MEGADETH, yeni sinema belgeseli Megadeth: Behind The Mask
[ 0 yorum - 1041 okuma ]
· Brezilyalı gitarist Kiko Loureiro, sinema dünyasına ilk adımını attı
[ 0 yorum - 807 okuma ]
· Poppy yeni şarkısı Guardian’ı paylaştı
[ 0 yorum - 2503 okuma ]
· Whitesnake gitaristi yeni bir şarkı yayınladı 'You Can Give'
[ 0 yorum - 2778 okuma ]
· Avenged Sevenfold yeni şarkısı Magic
[ 0 yorum - 3508 okuma ]

[ Devamı Haberler Bölümünde ]
 
Fotoğraf Galerisi

B Noktası



B Noktası



B Noktası



Heretic Soul @ Waldb ...



Heretic Soul



Heretic Soul



Heretic Soul @ Rock ...



Anoreksi Promo 2011



Anoreksi Promo 2011



Anoreksi Promo 2011


[ Fotoğraf Galerisi ]
 
Rastgele Biyografi


My Dying Bride
 
MetalTR Arama
 
Üyelik
 
Üye Olun
Kayıp Şifre

Güvenlik Kodu: Güvenlik Kodu
Güvenlik Kodunu Girin:
 
Üyelik:
Bugün: 0
Dün: 0
Bekleyen Üyelik(ler): 0
Toplam Üye: 42,805
En Son Üye: legionsoftheblacklig

Şu An Bağlı:
Misafir(ler): 5,215
Üye(ler): 0
Toplam: 5,215
 
Forumlardan
Last 10 Forum Messages

MOONSPELL yeni albümü Far From God hakkında
Son mesaj atan; KopuK

Kamelot yeni albümü Asylum 2026
Son mesaj atan; KopuK

Can Bonomo
Son mesaj atan; KopuK

Eskiler nerde arkadaşım )
Son mesaj atan; manyamimi

İsa Özkocaman
Son mesaj atan; KopuK

MENTRA
Son mesaj atan; KopuK

Metal müzik grubuna ruhsat kazandırmak için metafizik yöntem
Son mesaj atan; elvistuna

Yeni Evanescence albümü Sanctuary
Son mesaj atan; KopuK

Orbit Culture
Son mesaj atan; blastrula

Faun pagan folk ve Orta Çağ müziği
Son mesaj atan; blastrula


[ Metal TR.NET ]
 
Köşe Yazıları
 
metaltr.net :: Başlığı Görüntüle - Aleksandr Sergeyeviç Puşkin
 
 SSSSSS   AramaArama   Üye ListesiÜye Listesi   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları Üye ListesiCan Sıkıntısı Giderici!   
 ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için login olunÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için login olun     GirişGiriş 
GünlüklerGünlükler    Günlük Kontrol PaneliGünlük Kontrol Paneli    GünlüğümGünlüğüm

Aleksandr Sergeyeviç Puşkin

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    metaltr.net Forum Ana Sayfası -> Edebiyat
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
AccurseD
 


Kayıt: Dec 26, 2004
Mesajlar: 1270


MesajTarih: Cum Mar 09, 2007 1:58 pm    Mesaj konusu: Aleksandr Sergeyeviç Puşkin Alıntıyla Cevap Ver
Mesaj: #1   




"Mutluluğunuz sizin, benim aşkımdadır,
Dinleyin beni, ben dilersem eğer, siz
Benimle bir olabilirsiniz.
İhtiras alışverişine kim giriyor, kim?
Aşkımı satıyorum ben,
Hayatı pahasına bir gecemi benim
Söyleyin, kim satın alacak içinizden?"


Hayatı

Aleksandr Sergeeviç Puşkin, 1799’da Moskova’da doğar. Babası Sergey Lvoviç, soylu bir ailenin çocuğudur. Annesi Nadejda Osipovna Hannibal’in ne kadar soylu biri olduğunu söylememiz için ise dedesi Etiyopya'lı İbrahim Hannibal’in Rus Çarı I. Petro’nun vaftiz çocuğu olduğunu belirtmemiz yeterli olacaktır. Görüldüğü gibi çok soylu bir ailenin üyesidir Puşkin. Annesi ve babası çok kültürlü ve aynı zamanda gösteriş düşkünü insanlardır. Zamanlarının çoğunu balolarda geçirdikleri için de Puşkin, anne ve baba şefkatinden uzak bir çocuk olarak büyür. Puşkin, ilk bilgilerini yabancı eğitmenlerden edinir. Henüz sekiz yaşındayken, Fransızcası Rusça kadar iyidir. On bir yaşına geldiğinde ise, özgürlükçü ve alaycı yazarlarına hayran olduğu Fransız Edebiyatı’nı neredeyse ezberlemiştir ve Fransız şiirler ve komediler yazmaya başlamıştır. Döneminin tanınmış şair ve yazarları, Puşkin’in evine gelip gidenler arasındadır. Ancak kendisine durmadan tuhaf masallar anlatıp, eski Rus türküleri söyleyen dadısı kadar hiç biri etkilemez onu. Yaşlı dadısı Arina’nın anlattıkları, Puşkin’in çocukluk ruhunda, silinmez izler bırakır.

Şiire başlaması

Puşkin, on iki yaşına geldiğinde, Rus Çarı I. Aleksandr’ın Tsarskoye Selo’da (Çar’ın yazlık köyü) açtırdığı okula yazılır ve burada gördüğü altı öğrenim yılı boyunca, tıpkı okulun diğer öğrencileri gibi, Petersburg’a gitme izni bile verilmeden, adeta dış dünyadan koparılarak eğitim gördü. Puşkin’in lise yıllarında yazdığı şiirlerinde bile, gerçekçilik eğilimi açıkça göze çarpar. O dönem şiirinde kullanılmayan kaba ve gündelik sözcükleri rahatlıkla kullandığı ve canlı, kıvrak bir zekanın izlerinin görüldüğü şiirleriyle, Derjavin’in dahi dikkatini çekmeyi başarır.

Artık ünlü bir şair sayılmaya başlayan Puşkin, bu sıkıcı okul yıllarından sonra, büyük bir eğlence susuzluğu ile, Petersburg’un canlı yaşamına dalar. Bu sıralarda, yazdığı ve bir çoğunun yasaklandığı özgürlükçü şiirleri ve taşlamaları dilden dile dolaşmaya başlar. Rus edebiyatı tarihinde şiir, ilk kez olarak, herkes üzerinde hayranlık uyandırır ve yeni doğan ve adeta üzerine titrenen bir çocuk gibi coşku ile büyümeye başlar.


Puşkin 14 yaşında şiir okurkenRus Çarı I. Aleksandr tarafından Kafkasya’ya atanan ve burada ünlü “Kafkas Esiri” ve “Bahçesaray” adlı destanlarını yazar. Onun edebiyatında ne klâsik şiirin kuralcılığı ne de Romantizmin sahte, fantastik güzellikleri yer alır. O, gerçeği duyumsar, gerçeğin içinden gelir ve onu, olduğu gibi anlatmayı ister.

Kafkasya’dan dönen Puşkin’in, Rusya’daki askeri yönetime ulu orta sövmesinden dolayı, dört yıl süreyle başkente girmesi yasaklanır ve ailenin sahip olduğu Mihaylovskoye köyünde yaşamak zorunda bırakılır. Hükümet tarafından oğlunu gözetim altında tutmakla görevli olan babası da görevini canla başla yerine getirir. Yirmi dört yaşındaki Puşkin, bu sürgün döneminde yedi yıl sonra tamamlayacağı Yevgeniy Onegin adlı romanını yazmaya başlar. “Çingeneler”, “Peygamber” ve Boris Godunov” isimli önemli eserlerini de yine bu sürgün yıllarında yazar.

Bu uzun, sıkıcı ve gergin sürgün döneminden sonra, Rus Çarı I. Nikolay tarafından Moskova’ya çağırılan genç şairin kaleminden çıkan her şey çarın sansüründen geçecektir artık. Polis baskınları ve aşk serüvenleri ise Puşkin’in yaşamının ayrılmaz parçaları olur.


Evliliği

Puşkin, bir baloda eski yüksek rütbeli bir memurun kızı olan Natalya Gonçarova ile karşılaşır ve büyüleyici güzellikte olan bu genç kıza aşık olur. Natalya ise, edebiyatla hiçbir ilgisi olmayan, Puşkin’i bir şair olarak umursamayan, aklı fikri kendine rahat yaşam sağlayacak koca bulmakta olan sıradan biridir ve ailesinin de ondan pek bir farkı yoktur. Puşkin Natalya’ya evlenme teklif eder; Natalya ise, şairin evlenme teklifini belirsiz bir tarihte cevaplanmak üzere erteler. Puşkin, bu durum karşısında umutsuzluğa kapılır ve Moskova’dan uzaklaşmak ister. Bu nedenle de, 1829’da, bir gözlemci olarak Rus ordusuna katılır ve Osmanlı topraklarına gelir. Sonradan yazdığı “Erzurum Yolculuğu” adlı şiirinde yol izlenimlerini anlatan Puşkin’in, daha başka birçok eserinde de Erzurum’dan aldığı esinler yer bulur.

Moskova’ya dönen Puşkin, Natalya’ya evlenme teklifini yineler. Uzun çekişmelerden sonra Natalya’nın ailesini de ikna etmeyi başarır ve sonunda nişanlanırlar. Natalya ise, bu duruma karşı kayıtsız kalır ve sadece izlemekle yetinir. Natalya’nın bu tutumu da sonuna kadar böyle devam eder. Yaşamını çekilmez kılan bir kayınvalidesi ve kusursuz ama yapay bir çiçek olan eşi vardır artık Puşkin’in. Tabii bir de gerici polisler... Bitmek bilmeyen soruşturmalar ve yasaklamalar yüzünden içi büyük bir acıyla dolsa da Puşkin, yazmaya devam eder. “Yevgeniy Onegin”, “ Don Juan” , “Veba Sırasında Ziyafet” gibi manzum trajedyalarını ve “Dubrovski”, “Maça Kızı” gibi önemli eserlerini bu dönemde yazar. Gogol’la olan arkadaşlığı da bu döneme rastlar. Öyle ki, Gogol’a ünlü ölü canlar romanını yazma fikrini Puşkin verir.


Ölümü


Bu dönemde George Charles d'Anthès adında biri girer. Puşkin, o sıralarda yazdığı birkaç imzasız mektup aracılığıyla, d'Anthès adındaki bu Fransız delikanlısının bayan Natalya Puşkin’e kur yaptığını, bayan Natalya Puşkin’in de d'Anthès’e karşı kayıtsız kalmadığını[kaynak belirtilmeli] öğrenir. Çok üzülen Puşkin, 1837’de d'Anthès’i düelloya çağırır. Bu bir anlamda Puşkin’in ölüme meydan okuyuşudur. Çünkü, d'Anthès’in ordunun en iyi nişancılarından olduğu bilinmektedir. 27 Ocak 1837'de St.Petersburg yakınında Kara Dere'nin bir köşesinde düellonun yapılmasına karar verilir.Puşkin'in şahidi arkadaşı Danzas'tır.Düello'da kullanacağı silahı almak için gümüşlerini sattığı iddia edilir. Düelloda Puşkin tarafından omzundan yaralanan d'Anthès, Puşkin’i karnından yaralamayı başarır. Büyük bir soğukkanlılıkla iki gün boyunca can çekişen Puşkin, Ocak ayının soğuk bir öğleden sonrası hayata gözlerini yumar. Şairin öldüğünü duyunca evinin kapısının önünde toplanan ve Yevgeniy Onegin’in son baskısını kapış kapış tüketen halk, şairin ölümü üzerine neredeyse hükümete karşı bir ayaklanma noktasına gelir. Bu gerekçe ile olayların çıkmasından çekinen polis, bir gece yarısı, şairin tabutunu gizlice kiliseden alır ve Mihaylovskoye köyüne götürerek toprağa verir.

Gogol, “Puşkin, olağanüstü bir olaydır.” der; Dostoyevski daha mistik bir tavırla “ Puşkin, bize gelecekten haber veren bir peygamberimizdir.” der. Puşkin, modern Rus Edebiyatı’nın oluşmasına en çok katkıda bulunan yazın ve düşün adamıdır. Puşkin, klasik Batı edebiyatını ve Rus halk ruhunu sentezleyerek, Rus Edebiyatı’nda “gerçekçilik akımı”nı başlatan liderdir.

Aleksandr Puşkin'in düello günü uğradığı son yer; Peterburg Nevski Prospekt'de Wolf's şekercisiydi (şimdi ki Cafe Litteraturnia).Bu cafede Puşkin'in balmumundan bir heykeli vardır.



SEVİYORDUM SİZİ


Seviyordum sizi ve bu aşk belki
İçimde sönmedi bütünüyle.
Fakat üzmesin sizi artık bu sevgi
İstemem üzülmenizi hiçbir şeyle.

Sessizce, umutsuzca seviyordum sizi.
Bazen çekingenlik, bazen kıskançlıkla üzgün.
Bu öyle içten, öyle candan bir sevgiydi ki
Dilerim bir başkasınca da böyle sevilin.



Kaynak: www.siir.gen.tr / http://tr.wikipedia.org/wiki/Aleksandr_Sergeyevi%C3%A7_Pu%C5%9Fkin
_________________
MAVİ LİMAN

Çok yorgunum, beni bekleme kaptan.
Seyir defterini başkası yazsın.
Çınarlı, kubbeli, mavi bir liman.
Beni o limana çıkaramazsın...

Nâzım HİKMET
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
Sponsor Linkler







Tarih: Google ve Sponsor Baglantilari    Mesaj konusu: Sizde bu bölüme reklam verebilirsiniz !
: #   


Başa dön
sentenced_1303
Forum Hayvanı
Forum Hayvanı


Kayıt: Aug 04, 2005
Mesajlar: 636
Nerden: Eskişehir

MesajTarih: Cum Mar 09, 2007 11:32 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
Mesaj: #2   

Şairliği ağır basan, çok yönlü bir yazar... ''Yüzbaşının Kızı'' harika bir roman, herkese tavsiye edilir. Şiirin, yazıldığı dilden bir başkasına çevrilirken anlamını büyük ölçüde yitirdiğini düşünenlerdenim. O yüzden şiirlerinden pek bir zevk alınamayabilinir. Fakat Ruslar Puşkin'i, Dostoyevsky, Tolstoy, Turgenyev gibi yazarlarla aynı kefeye koyarlar. 19. yüzyıl Rus yazarlarının çoğuna da ilham vermiş birisidir.
_________________
R.I.P Miika Tenkula (1974-2009)
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
desiderius
Kataklysm


Kayıt: Aug 29, 2005
Mesajlar: 1128
Nerden: ankara - eskişehir

MesajTarih: Pts Mar 19, 2007 5:25 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
Mesaj: #3   

tolstoyun kıtaplarında adını defalarca duydugum ve bende merak uyandıran saır. bir acıdan rusların dantesi...

''günün gürültüsü dindiğinde ölümlüler için
ve kentin dilsiz sokaklarını,alanlarını
örttüğünde yarı saydam gölgesi gecenin
ve gündüz emeklerinin ödülü uyku;
benim için üzücü uyanıklık saatlerinin
başladığı zamandır bu.
gece eylemsizliğinde daha bir yakıcıdır
içimdeki yürek azaplarının yılanları;
kaynaşır hayaller,bir yığın ağır düşünce
tasayla ezilmiş aklımı sıkıştırır.
anımsayış açar önümde
sessizce uzun tomarını:
ve ben okuyarak yaşamımı irkiltiyle
titrerim ve ilenirim,
acıyla yakınırım,acı gözyaşı dökerim
yıkayamam fakat kederli satırları.''
_________________
Disconnectus Erectus
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    metaltr.net Forum Ana Sayfası -> Edebiyat Tüm saatler GMT +1 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)


 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


Powered by phpBB © 2001, 2002 phpBB Group
Türkçe Çeviri : Onur Turgay & Erdem Çorapçıoğlu
phpBB template by Spectre :: Ported for PHP-Nuke by nukemods.com
Forums ©
MetalTR.NET'de yayınlanan tercümeler, biyografiler, köşe yazıları, resimler ve sair materyaller izinsiz ve kaynak gösterilmeksizin kullanılamaz.
Copyright © 2004-2012 MetalTR.NET
| Yasal Uyarı



Sitemap - forumtags - Radar Müzik Haber - Yeni Müzik Haber - cybersecurity news Yüzdeyüz Müzik,Yüzdeyüz, Müzik
Web site engine code is Copyright © 2003 by PHP-Nuke. All Rights Reserved. PHP-Nuke is Free Software released under the GNU/GPL license.
Sayfa Üretimi: 0.61 Saniye
Untitled Document