| Önceki başlık :: Sonraki başlık |
| Yazar |
Mesaj |
fallfromgrace Forum Hayvanı


Kayıt: May 31, 2006 Mesajlar: 1230 Nerden: Mordor
|
Tarih: Pzr May 13, 2007 1:24 am Mesaj konusu: |
Mesaj: #41 |
|
Valla yazdım buraya bir ton birşey ama siliyorum. Yok bir anlamı. Eyvallah _________________ -Abi şimdi buraya illa ciddi şeyler mi yazmak lazım?Hebele hübele yazsak?
-Lan manyak mısın?! Romantik ol olm azcık. Biraz da karamsar takıl. Şimdi bu moda
-Hmmm tamam
"Gözlerin ıslanmış kadınım. Yağmur mu yağıyor yoksa?" Oldu mu
-Aferin
-Ehe |
|
| Başa dön |
|
 |
Sponsor Linkler
|
Tarih: Google ve Sponsor Baglantilari Mesaj konusu: Sizde bu bölüme reklam verebilirsiniz ! |
: # |
|
|
|
| Başa dön |
|
 |
SMITD Unutulan Adam

Kayıt: Sep 02, 2005 Mesajlar: 2420 Nerden: Ankara ve Diğerleri
|
Tarih: Sal May 15, 2007 1:27 pm Mesaj konusu: |
Mesaj: #42 |
|
3 sayfayı okudum ama hepsi boş ve bence hiç bir değeri olmayan ,cümleler topluğu yinede arkadaşlara teşekkur ederim. birşeyler paylaşmak istememişler doğru yada yanlış
ne olduğuda pek önemli değil benim için daha önemli işlerle vakit harcamam gerekirdi.
buda benim konuyla ilgili görüşümdü.
dikkate almamınızı önemle rica ediyorum. _________________ SMITD HER HAKKI SAKLIDIR
Kirâmen kâtib-în
Fem
Work |
|
| Başa dön |
|
 |
exsaddam Forum Hayvanı


Kayıt: Apr 18, 2005 Mesajlar: 15385 Nerden: Ankara
|
Tarih: Sal May 15, 2007 9:14 pm Mesaj konusu: |
Mesaj: #43 |
|
sevgili aton sorularının cevabı çok basit.arkadaşla bilimi felsefeyle çürütebileceklerini sandılar ama verdiğin örnekler tepetaklak etmiş olmalı ki böyle bir tepki gösteriyorlar.
bilimi reddeden arkadaşlara tavsiyem adnan hoca daha çok kılıf buluyor tesadüf ve varoluş ikilemine onun kaynaklarından savlar ne zaman gelecek merak ettim
işin temelini Accursed çok iyi özetlemiş (psychotic eyes ve aton bilimsel yönden tamamen üstünlüğü ele geçirmiş gerçi )
| AccurseD demiş ki: |
| Ve bilim olasılıklar hesaplarına dayanmaz ya vardır ya yoktur... İspatlanana kadar hiç bir şey kabul edilmez sadece teori olarak kabul edilir net bir bilimselliğide yoktur.. |
bu kadar açık olan bilimsel verilere karşı aksi bir tasarı oluşturmak kime ve neye hizmet ediyor merak ediyorum. |
|
| Başa dön |
|
 |
Aton Veled-i METAL


Kayıt: Apr 07, 2007 Mesajlar: 151 Nerden: uzak çok uzak bir galaksiden
|
Tarih: Çrş Hzr 06, 2007 3:03 pm Mesaj konusu: |
Mesaj: #44 |
|
Eywallah Exsaddam. Çürütülebilmesi için somut kanıt gerekiyor neyseki. Her ne kadar bazıları ortaçağ mantığıyla düşünüp dediğin gibi sözde mantık oyunları ile çürütebileceklerini zannetselerde o mantığın altının boş olduğu kolayca kanıtlanabilir.
Sözünü ettiğin kime ne fayda sağlıyor sorusunu ben de sık sık soruyorum ve bunun büyük oranda yanlış yönlendirilmiş bilimsel merak olduğunu görüyorum. Kim ne derse ne düşünürse düşünsün Bilim laboratuvar işidir. Bazı gençlerimiz sağolsunlar bir paragraf okumakla tüm bilimi öğrenmiş sayıyor kendini. Oysaki bu edebiyat değil sonu gelmez bir metodoloji. Tabi her şeyin içini boşaltan politika bilimi de iyi bir araç gördüğünden(Hele ülkemizde of of) bazı fikirlerin sanal ortamda ve kamuoyunda daha bir ön plana çıkarılmaya çalışıldığını hakiki bilimin gözlerden saklanmaya çalışıldığına sıklıkla rastlamaktayız üzülerek. _________________ .[-h(bar)2/2m]d2.y+u.y=e.y
ekindron vanehedris asohimdor
Herkes bir yönüyle haklıdır ancak nerede ne kadar haklı olduğunun farkında değildir. |
|
| Başa dön |
|
 |
Aton Veled-i METAL


Kayıt: Apr 07, 2007 Mesajlar: 151 Nerden: uzak çok uzak bir galaksiden
|
Tarih: Pzr Hzr 24, 2007 7:56 pm Mesaj konusu: |
Mesaj: #45 |
|
Bazı yerlerde tesadüfün imkansız olduğuna dair bir görüş hakimdir. Bu görüş yerel sistemlerin hareketini, ki bu bir galaksinin neden olduğu kütle çekiminden basit bir tek hücrelinin beslenme davranışına hatta foton un hareket yönü de olabilir; içinde bulunduğu bir üst sistemden bağımsız kılarak bu davranışında bir erek olduğu kanaatına varır. Bu erek insan ereğidir ama fark etmez zaten insanın ereği de kendi arzularını içinde bulunduğu sisteme hakim kılabilmektir. Hayvansal bir özellik olan bu dominant davranışın bazı sakıncaları olsa da önümüzdeki 127 yıl (?) daha doğaya bu ereksel bakış açısı sürecek gibi görünüyor. Ancak bazı gerçekler doğayı istediğimiz ereklere yönlendiremeyeceğimizi göstermekte. Tabii ki bunun ne kadarını bilirsek yine değiştirip istediğimiz ereğe yönelteceğiz ki buna da teknoloji diyoruz. Örneğin çekim yasalarını kendi açımızdan yorumlayarak balistiği ve roketleri benzer teknoloji ile uçan araçlar yapmayı öğrendik.
Gözümüzü alet yapma teknolojimizin yarattığı bu yeni teknolojiyle doğaya çevirdiğimizde (artık çıplak gözle değil tabi) garip durumlarla karşılaşırız. Fotonlar, karadelikler, madde- karşıt madde çiftlerinin yaratmakta olduğu evrenin bir başka gizi. Tesadüfün neden olduğu madde oluşumu.
Evrende türlü şekillerde oortaya çıkıp yok olan parçacık çiftleri olduğunu söyler Kuantum kuramı ve bunu deneysel olarak da gözlemiştir. Örneğin elektron un karşıtı pozitron (+) yüklüdür. Işık kuanta paketleri olan Foton un yükü ve ağırlığı olmadığından karşıt foton da aynıdır ki zaten karşıtlar çarpışınca da yok olup foton a dönüştüklerinden dolayı karşıt foton pek bir şey ifade etmez bu açıdan. Örneğin elektron ile pozitron çarpışınca genellikle yok olmalarının yarattığı ışımadan iki foton çıkar. İki foton çarpıştırılarak da pozitron elde edilip normalde anında yok olacakolan bu parçacık haftalarca bir manyetik alan altında saklanabilmektedir.
Kuantum garip bir kuramdır, doğanın sağduyuya aykırı görünen olgularını matematiksel açıdan çok iyi bir şekilde analiz edebildiğinden teori ile deney arasındaki yanılgı payı binlerce kilometrede bir saç teli kalınlığının ölçüsünü geçmez genellikle.
Kuantum için çok garip olgular mevcuttur. Örneğin bir elektron bir fotonu soğurabildiği gibi, bir foton saçıp sonra zamanda geri gidip bir fotonu soğurduktan sonra tekrar zamanda ileri gidebilir.
Zamanda geri gitmek ne demektir? Bir elektron ve bir foton çarpışırken örneğin, ortaya bir pozitron çıkabilir fotonun bozunması ile ortaya çıkmış olan bu pozitron aslında zamanda geri giden elektrondan başka bir şey değildir. Karşıt parçacıklar zamanda ileri giden gerçek parçacıkların zamanda geri giden halleridir.
Örneğin,Bir elektron ile bir foton birbirine yaklaşırken görüyoruz diyelim. Derken foton aniden çözülüyor ve bir elektron ile pozitron oluşuyor. Bu elektron, ile zamanda tersine giden kendisi olan pozitron baştaki elektron ile çarpışıp yokoluşuyor ve bir foton oluşuyor. Önceki bozunan fotonun oluşturduğu elektron ise zamandaki ileri hareketini sürdürüyor. Burada görüldüğü gibi sonuç olarak hiç bir şey değişmedi ve yine elektron ile foton normal yollarına devam eder göründüler oysa baştaki ilk elektromn fotondan bozunmuş pozitron ile etkileşime girdiğinden yok olup foton a dönüşürken, fotondan bozunan çift den pozitron un yok olmasıyla serbest kalan elektron yoluna devam etti. Doğada bu sık sık olmaktadır.
Karadeliklerin sonsuz çekim gücü bilinen bir olgudur ve benzer foton ile karşıt madde etkileşimleri orada da olur. Karadelik ışınımı denilen olayda ise yine bu tür bozunan fotonlardan bir pozitron elektron çifti olduğunu düşünelim. Bu çiftten oluşan kısa ömürlü pozitron un yeniden herhangi bir elektronla etkileşime giremeden karadeliğin çekim alanına girmesi ile elektron un ise karadeliğin çekim alanına girmeden kurtulması mümkündür. Böyle durumlarda negatif parçacıkların katılımı ile kütlesi azalan karadelikden ışıma olduğu gözlenir. Foton dan bozunan madde çiftinin zamanda geri giden elektron u pozitron un karadeliğe düşmesi bir elektronun serbest kalmasına neden olacağından madde oluşabilir. Aynı durum diğer atom altı parçacıklar için de geçerlidir. Madde çiftlerinden zamanda geri gidenin kendisiyle değil de ortamda bulunan başka bir zamanda ileri giden eşdeğer parçacıkla etkileşime girip yokoluşu da zamanda ileri giden yeni reel parçacıkların oluşmasına neden olur.
İşte bu noktada tesadüfün bir cilvesi yeni maddesel yapıtaşlarının oluşmasına neden olabiliyor. Bu rastgelelik sayesinde oluşan tanecik dolayısıyla maddedir. Kim demiş tesadüfen hiç bir şeyin olamayacağını ve oluşamayacağını. Bu sadece bir örnek
Aton _________________ .[-h(bar)2/2m]d2.y+u.y=e.y
ekindron vanehedris asohimdor
Herkes bir yönüyle haklıdır ancak nerede ne kadar haklı olduğunun farkında değildir. |
|
| Başa dön |
|
 |
bindokuzyuz84 Forum Hayvanı


Kayıt: Aug 12, 2006 Mesajlar: 3046 Nerden: anKARA
|
Tarih: Pzr Hzr 24, 2007 10:07 pm Mesaj konusu: |
Mesaj: #46 |
|
katkın için teşekkür.. seve seve de okumuş oLdum : ) _________________ ..Notalarına yaklaş aşkın ! |
|
| Başa dön |
|
 |
|