Giriş
veya
Kayıt Ol
::
Ana Sayfa
::
Hesabýnýz
::
Forumlar
::
Haberler
::
Kritik
::
Fotoðraf Galerisi
::
Hosting
::
Köþe Yazýlarý
::
Menü
Site
Ana Sayfa
Forum
Haber Gönder
Haber Arşivi
Etkinlik Takvimi
Site Kadrosu
Extra
Hosting
En İyi 10
İnteraktif
Demo & Mp3 Arşivi
Video İzleme
Fotoğraf Galerisi
Destek
Destekleyenler
Linkekle
Bizi Öner!
INSTAGRAM
İçerik
.
Yerli Gruplar
.
Yabancı Gruplar
.
Biyografiler
.
Albümler
.
Albüm Kritikleri
.
Röportajlar
.
Köşe Yazıları
.
Köşe Yazıları Arşiv
.
Dergiler
.
Etkinlikler
·
Gitar & TAB
Albüm Kritikleri
·
KORN - The path of totality
·
Hypocrisy-A Taste of Extreme Divinity (2009)
·
Cyntia - Endless World (2012)
·
Tiamat - The Scarred People
·
Moonspell Alpha Noir-Omega White.
·
Ghost - Opus Eponymous
·
Testament - Dark Roots of Earth
·
Lamb of God - Resolution
·
Volbeat Live From Beyond Hell/Above Heaven
·
Pentagram - MMXII
METALTR INSTAGRAM
Kısa Haberler
[
Haber Arşivi
]
Son 10 Haber
·
Alter Bridge yeni albüm Scales Are Falling
[ 0 yorum - 917 okuma ]
·
Black Veil Brides yeni single'ları ''Certainty''
[ 0 yorum - 612 okuma ]
·
Gibson imzalı Tony Iommi belgeseli yayında
[ 0 yorum - 747 okuma ]
·
Pentagram’ın bir albümü ilk kez plak formatında çıktı
[ 0 yorum - 1291 okuma ]
·
MEGADETH, yeni sinema belgeseli Megadeth: Behind The Mask
[ 0 yorum - 963 okuma ]
·
Brezilyalı gitarist Kiko Loureiro, sinema dünyasına ilk adımını attı
[ 0 yorum - 688 okuma ]
·
Poppy yeni şarkısı Guardian’ı paylaştı
[ 0 yorum - 2451 okuma ]
·
Whitesnake gitaristi yeni bir şarkı yayınladı 'You Can Give'
[ 0 yorum - 2693 okuma ]
·
Avenged Sevenfold yeni şarkısı Magic
[ 0 yorum - 3434 okuma ]
·
Lamb of God, 'Parasocial Christ' adlı teklisini yayınladı
[ 0 yorum - 66910 okuma ]
[
Devamı Haberler Bölümünde
]
Fotoğraf Galerisi
B Noktası
B Noktası
B Noktası
Heretic Soul @ Waldb ...
Heretic Soul
Heretic Soul
Heretic Soul @ Rock ...
Anoreksi Promo 2011
Anoreksi Promo 2011
Anoreksi Promo 2011
[ Fotoğraf Galerisi ]
Rastgele Biyografi
Catastrophe
MetalTR Arama
Üyelik
Üye Olun
Kayıp Şifre
Güvenlik Kodu:
Güvenlik Kodunu Girin:
Üyelik:
Bugün:
0
Dün:
0
Bekleyen Üyelik(ler):
0
Toplam Üye:
42,802
En Son Üye:
BrainInfection
Şu An Bağlı:
Misafir(ler):
988
Üye(ler):
0
Toplam:
988
Forumlardan
SSS
Arama
Üye Listesi
Kullanıcı Grupları
Can Sıkıntısı Giderici!
Profil
Özel mesajlarınızı kontrol etmek için login olun
Giriş
Günlükler
Günlük Kontrol Paneli
Günlüğüm
Aydınlar Ermenilerden özür diliyor!
Sayfa
Önceki
1
,
2
,
3
,
4
Sonraki
metaltr.net Forum Ana Sayfası
->
Güncel Haberler
Önceki başlık
::
Sonraki başlık
Yazar
Mesaj
Halleluja
Zehir Hafiye
Kayıt: Jul 23, 2006
Mesajlar: 350
Nerden: İstanbul / Pendik
Tarih: Sal Arl 23, 2008 12:18 am
Mesaj konusu:
Mesaj:
#41
Konu ile alakasız içerik. Silinmiştir. / Dawn_Of_ReliC
_________________
"Yalnızca iki sınıf vardır, işçi sınıfı ve burjuvazi, ve her kim bunlardan birinden yana değilse, ötekinden yanadır."
Josef Stalin
Başa dön
Sponsor Linkler
Tarih: Google ve Sponsor Baglantilari
Mesaj konusu: Sizde bu bölüme reklam verebilirsiniz !
:
#
Başa dön
HyperboreaN
Champion of the Darkness
Kayıt: Feb 20, 2007
Mesajlar: 1181
Nerden: Inside of the Darkness...
Tarih: Sal Arl 23, 2008 6:54 am
Mesaj konusu:
Mesaj:
#42
ZealoT demiş ki:
Haydi bütün minnoşlarıda sürelim bu topraklardan dimi
.
Milliyetçilik adı altında yazılan verilen tepkiler kadar humanizm adı altında verilen tepkilerin de gündem denilen oluşuma bakışımızı kesinlikle etkiliyor. Yazılanları okurken aslında neden hiç bir şeyin düzelmiyeceğini anlamak anlamaktan ziyade artık bir şeyler için nefes harcamanın boşuna çekilen küreklerden başka hiçbir şey ifade etmiyeceğini hissettiriyor bana.
Toplumlar oluşum süreçlerinde mutlaka birilerine yahut birşeylere etki vermektedir diye düşünmekteyim. Çok basit bir örnek verilmesi gerekse Türkiyenin ulusallaşma savaşında yaşamak ve yaşatmak olduğu bir yığın insanlık suçu veya suçlamaları.
Gelin görünki toplumlar bu suçlara kendilerince kahramanlık adını vermiş veyahut hakkını aramak demişlerdir ki bundan dahada doğal birşey olmamaz !.
Nerede bir oluşum var ise orada acıda nefrette umutta hırsta bulunacaktır. tıpkı bir çorbanın içine atılmazsa olmazlardan. Tuzu eksik olmamalı yahut yağı veya sebzesi.
Zaman içinde toplumlar bu savaşı çeşitli alanlarada taşımıştır. Örneğin diplomasi örneğin demokrasi örneğin terörizm örneğin milliyetçilik komunizm nazizm vs vb...
Azınlıkların veya azınlıkların içinde bulunduğu toplumlar bu savaşı aleni biçimde yaşatmaya devam etmektedir ki bence buda çok doğaldır !.
Butün bu doğallıklar altında bana doğal gelmiyen tek bir şey vardırki buda bizim Aptallığımız !!. Çok afedersiniz ama Nasıl bir zihniyet "hepimiz dink'iz" diye avazı çıktığı kadar bağırıp arkasından da piç aydınlar demektedir ?. Madem milli reflex'e sahipsinizde niçin kendi milliyetinizden bazı şeylerin hesabını sormaktan korkuyorsunuz ?. Sakın bana sütten çıkmış ak kaşık olduğunuzsu iddia etmeyin. Hepinizinde destanları var hepinizin kahramanlık türküleri var. Sanıyormusunuz o destanlar türküler bir bardak ak süt adına yazılmışlardır ?.
İki millette birbirlerinin canını yakmışlardır. Milliyetçi kafalarınızda bunu kahramanlık olarak adlandıra adlandıra birbirinizden nefret eder hale gelmişsiniz ve gözleriniz kör olmuş !.
Kim sizlerden özür dileniyor ? Yahut kim sizler adına özür diliyor ?
Dink'i piç aydınlar sınıfına sokan zihniyetler sanıyormuzunuz ki ermenilere karşı bir kurşun sıktı ? O günün ardında meydanlarda toplanan o kalabalıkların içinde avazı çıktığı kadar barınan elemanlardan kaçı aslında size kırmızı kaplı halı üzerinde yol gösterdi bir fikriniz varmı ?.
Dink bir gazeteci idi. İki kültür arasında köprü olan ve birtakım gizli kapaklı olayın iç yüzünü bize anlatmaya çalışan dürüst bir insandı. Ve evet o kurşun sizede bizede sıkıldı ve hala sıkılıyor. Bu özür dileme kampanyası veya özür dilememe kapmanyası 6 parların kovan yuvalarından birine daha gümüş kaplı bir mermiyi yerleştiren ellerden başka bir şey değildir. Ve evet sizlerde 8000 kişilik imza kampanyanızla bu parmaklardan biri daha olma şerefine nail olmaktasınız. Kesinlikle kötü düşünmediğinizi biliyorum. Eminimki inandığınız değerler sizi bunu yapmaya itiyor. bundan daha doal birşey yortur. Haliyle sizler bir toplumun bireylerisiniz ve evet sizler bu milleti oluşturan damarlar organlarsınız. Sorun şuki beyine soramıyorsunuz neden diye.
Bence hepimiz Gazeteciyiz Hepimiz Aydınız ve evet adına piç diyorsanız Hepimiz piç'iz. Yarın o piçlerden biri çıkıp size bakın yediğiniz bokun kokusu bu buyrun koklayın derse sakın burnunuza bir mandal takıp hiç birşey olmuyormuş gibi dolaşmayın.
Bu ulus birşeylerin savaşını verdi ve evet o kadar çok şeyden vazgeçtiki kahramanlık adı altında kafa aldı. Milliyetçilik adı altında idam etti. Ulusallık adına birilerinin arkasını okşadı. Bunu yaptık yapıcağız ve yapacaklar. Varolmamız için bunu yapmalıyız Ayıya dayıda diyeceğiz gerekçe göstermeden kanda dökeceğiz. Adınada fişmanca kahramanlığı diyeceğiz.
Şöyleki aklımızda yaptığımız şeyin adını koyabilirsek kabul edebilirsek evet bizler dürüst bir ulus olabiliriz. Özür dilenecek bir şey göremiyorum ben. Bunun adı o günlerde yapılması gerekendir. İntikamdır hırstır. Kana kandır. Yaptım diye herkezin karşısına çıkar söylerim. Kimsede bana kırılmasın. Varsa içinde bir şey çıksın hakkını istesin "benden" alabiliyorsa alsın. Özür dilememek içinde bir şey yapmak gibi kaygılarım yok !!
Kim özür dileleme'me kumpanyası düzenliyor ya ? Kime karşı ? Aydınlara karşımı ? Hangi aydın abi ? kimden bahsediyorsunuz ?. Hiç bir aydın çıkıpta kendi yediği naneyi başkasının çorbasında aramaz arkadaş. Her iki tarafta suçlu olabilir veya suçsuz. Benim umrumda değil benim gündemimde 8000 imza yok 8000000000 işsiz 8000000000000000 aç 8912638912731892731289372371289371 umutsuz millet var !!!!.
Benim gündemimde vatanımın yarına yakacak odunu olmayan köylü var. Ergenekonla filan kaybedecek vaktim yok benim yada sıfatsız kampanyalarda boğulmaya. Benim milletimde Piç'lerin yada idam edilecek kadar piç olanların sizin sıcak yatağında bilmem ne kebabı yaparken yarın ne yiyebiliceklerini bilmeyen insanlar adına iki damla göz yaşı dökebilicek kadar Adam olan Aydınlarım var.
Kusura bakmayın benim bahçemde farelerinize yer yok. Kedilerinizde sizlerin olsun. umarım gün olur sizde bir fare yakalaya bilirsiniz !
''Hepimiz Ermeniyiz hepimiz Piçiz'' diye bağıran bizler değildik.Bazı satılık Komünistlerdi,Azınlıklardı.Ve bahsettiğin Hümanizm bokunu savunanlardı.Sayısız Aydın ki bu Aydınlar gerçektende aydın değildir. Türkiyenin ilerlemesine engel olan 3-5 tane çapulcu kim oluyorki Halkımız adına kalkıp özür dilesin!
Milliyetçilik yapıyoruz! Irkçıyız! Neden? İşte bunlar yüzünden.Hainler okadar çok ki onları kurşuna dizdirseniz,cari açık tavan yapar! Bana boşuna anlatmayınız bizler onların eskilerinide biliyoruz Kürt cemiyetlerini,Pontus cemiyetlerini ve Ermeni cemiyetlerini,Ve bunların herbirinin Silahlı itlerini ve Batılı işgalcileri,Asi Arapları ki bunları inkar edenin yüzüne tükürürüm!
1 Örnek verelimki; Türklüğün ilerlemeside Ümmetçi toplumdan Milliyetçi topluma dönüşle başladı İlk Modern Demokrasi İttihatçılardan geldi Sonrası Atatürktür zaten. Damat Ferit'i saymayın çünki Hain 1 ittir Adı üstünde ''Fer it''!
Demokrasi Halkın kendi kendini yönetmesidir. Azınlığın Halkı yönetmesi değil! Öyleyse Azınlığın seçme ve seçilme hakkı olmamalıdır. Konuşmaya bile hakkı olmamalıdır ki Gördüğünüz gibi konuştuklarında böyle başımıza belalar açabiliyorlar.Onların tek hakkı olabilir! Oda Kölelik hakkı!..
İnanın ki düşmanlarımızı tanıyoruz. Ve Düşmanımız olduğundanmı bilinmez onları dahada özgür bırakıyoruzki Kafamıza sı....lar.Hiç 1 şey yapmıyoruz. Azınlık olmak inanın daha kolay oldu bu ülkede Onlara 1 ayrıcalık var üstelikte birbirlerini tutmaktalar. Bu +2 eder. Bizden herzaman öndeler çünki biz Aleni,Onlar ise Gizliler.Peki bizim neyimiz var. (Kuru) Milliyetçiliğimiz,(Sözde) Şövenist ruhumuz,(İşlevsiz) Asil kanımız var. Bunlarda Ahmak ellerde çürüyüp gidecek yakında...
Türk insanında ne gördüm biliyormusunuz? Duygusallığı; Saflığı! ve Merhameti! . Düşmanımızda ise Çıkarcılığı! Riyakarlığı! ve İçten Hesap kurmayı gördüm.Saflık ve Merhametin ne yeri nede zamanı. Tükenmek üzere olan 1 Millet için fazlaca lüks.
Ermeni köpekler halkımızı katletti.Ozamanki hükümet Tehtidi ortadan kaldırmak için Ermenilerin 1 kısımını Lübnana sürdü.Bazılarını devşirdi,Bazılarıda olduğu gibi kaldı.Mutlak 1 çözüm oldumu? Hayır. Mesela kendimden bilirim;Dedemin,Dedeside O olaylarda 5 Ermeni tarfından Erzincanda öldürüldü.Kuşağı halende bendedir ve Delik deşiktir.
Velhasıl. Sonuç olarak Hiç 1 tehtit unsuru istemiyoruzki Tehtit olmasın! Bunu her Türk kabullenmeli çünki buna Garanti diyoruz!...
_________________
Darkness Always Kill The Light!
Blessed with Blood!
Başa dön
NoCTuRNaL_DeeDs
Florida Death
Kayıt: Apr 29, 2005
Mesajlar: 394
Nerden: Harrogath
Tarih: Sal Arl 23, 2008 11:43 am
Mesaj konusu:
Mesaj:
#43
Nah şuraya yazıyorum bu özür kampanyasının ardında uluslararası "çıkar amaçlı bir kurum, kuruluş veya vakıf çıkacak!
Nobel ödülü için yapılmış da olabilir!
Her halükarda, bazılarımız o kadar yakışıyorlar ki ABD nin kucağına!
_________________
Always use a cheap gun to kill a dead man !
Başa dön
Snake_Pit
Forum Hayvanı
Kayıt: Dec 20, 2004
Mesajlar: 1149
Nerden: İstanbuL
Tarih: Pts Arl 29, 2008 1:24 am
Mesaj konusu:
Mesaj:
#44
Düzmece...Şeyimin aydınları...Özür dilencek hiç bir şey yoktur.
Başa dön
dawnofthedead
Dead Soul
Kayıt: Jun 07, 2008
Mesajlar: 1304
Nerden: cehennem
Tarih: Pts Arl 29, 2008 3:29 am
Mesaj konusu:
Mesaj:
#45
Konu ile alakasız içerik. Silinmiştir. / Dawn_Of_ReliC
_________________
belki de en güzeli böyle...
Başa dön
Skullchukka
Kozmik Tesadüf
Kayıt: Sep 25, 2005
Mesajlar: 2869
Nerden: Japonya / Hollanda
Tarih: Pts Arl 29, 2008 9:30 am
Mesaj konusu:
Mesaj:
#46
Konu ile alakasız içerik. Silinmiştir. / Dawn_Of_ReliC
Alıntı:
Konu hakkında diyeceğim ise; özür falan dilemiyoruz kardeşim.
_________________
At which speed must I live to be able to see you again...?
Higurashi & Umineko Türkçe Altyazıları - Furude Project
Başa dön
Dawn_Of_ReliC
Kadath
Kayıt: Sep 18, 2004
Mesajlar: 2939
Nerden: İstanbul
Tarih: Pts Arl 29, 2008 10:06 am
Mesaj konusu:
Mesaj:
#47
Uyarı: Arkadaşlar burası siyaset meydanı, miting alanı yada propaganda sahnesi değil. Siyasi görüşlerinizi kimseyi ezmek yada bilmişlik gösterisi olarak kullanamazsınız burada. Her açılan konuda illaki bir kişi çıkıpta burda propaganda yapmak zorunda mı? Yada şöyle söyleyeyim. Bu gibi uyarılar almaktan sıkılmadınız mı?
_________________
Bir sen, bir ben, bir de köpek!
Başa dön
Rainbowglow
Hearts Of Iron
Kayıt: Apr 24, 2007
Mesajlar: 1442
Nerden: Eskişehir
Tarih: Pts Arl 29, 2008 10:45 am
Mesaj konusu:
Mesaj:
#48
Bu Ermeni'lerden özür dileme, dilememe meselesi reklama dönüştü. Tanıdık ünlü isimler çıkıp çıkıp '' Ben böyle birşeyi yapmam '' deyip duruyorlarmış. Demek ki bu konunun bile boku çıkabiliyormuş
En son Rainbowglow tarafından Pts Arl 29, 2008 12:29 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Başa dön
Halleluja
Zehir Hafiye
Kayıt: Jul 23, 2006
Mesajlar: 350
Nerden: İstanbul / Pendik
Tarih: Pts Arl 29, 2008 3:00 pm
Mesaj konusu:
Mesaj:
#49
Konu ile alakasız içerik. Silinmiştir. / Dawn_Of_ReliC
_________________
"Yalnızca iki sınıf vardır, işçi sınıfı ve burjuvazi, ve her kim bunlardan birinden yana değilse, ötekinden yanadır."
Josef Stalin
Başa dön
Dawn_Of_ReliC
Kadath
Kayıt: Sep 18, 2004
Mesajlar: 2939
Nerden: İstanbul
Tarih: Pts Arl 29, 2008 5:22 pm
Mesaj konusu:
Mesaj:
#50
Ya kardeşim ya biz anlatamıyoruz ya siz anlamıyorsunuz. Ya burda otu boku siyasetin alakasız alakasız yerlerine çekmeyin. Tamam özgürlük falan filanda özgürlükte bir yere kadar. Bir kişinin yaptığından 50 kişi rahatsızsa sen o kişi hala özgürce konuşsun diye diğer insanların haklarını hiçe sayamazsın. Burda bir düzen var. Kurallar var. Bir laf vardır. Ya bu deveyi güdersin, ya bu diyardan gidersin!
_________________
Bir sen, bir ben, bir de köpek!
Başa dön
Halleluja
Zehir Hafiye
Kayıt: Jul 23, 2006
Mesajlar: 350
Nerden: İstanbul / Pendik
Tarih: Pts Arl 29, 2008 9:20 pm
Mesaj konusu:
Mesaj:
#51
Konu başlığı ve içeriği politika içerikli bir kere. Eğer yöneticiler olarak rahatsız oluyorsanız buna benzer konuları açtırmazsınız. Politika ucu boklu değnektir bu ülke ve dünyada. Alakasız yerlere değil, tam isabet noktalara kayar,gider ve alakalıdır.
2-3 kişi size ya da kimilerine göre yanlış "egemen ideoloji dışı", aykırı bizlere göre de tam kalıbına uyan tespitler yapıldımı rahatsız oluyorsunuz ya da oluyorlar.
Çözüm basit bu tip konuları açtırmazsınız. Açtırmamanız için size riske atıcak bir sebebim bile var. Malum polislerimiz bile artık forumlarda cirit atıyorlarmış.
Özgürlükse tam özgürlük ! Öyle orasından kırp burasını yamult. Olmaz olsun öyle özgürlük !
Buna benzer konuları açtırmazsınız sorun biter size göre. Ama özgürlük nutku çekip ardından polis gözetimi altında kural var demek abes doğrusu. Yapacaksınız bir işi tam yapın bari. Ya doğru ya da yanlış..
Ayrıca hayat siyasettir.
Özür dilemekte tereddüt edenler için Nazım Hikmet'in size cevabı var.
http://www.nazimusta.com/stream.php?id=7
bakkal karabetin ışıkları yanmış
affetmedi bu ermeni vatandaş
kürt dağlarında babasının kesilmesini
fakat seviyor seni çünkü sen de affetmedin
bu karayı sürenleri Türk halkının alnına
...
Nâzım Hikmet
_________________
"Yalnızca iki sınıf vardır, işçi sınıfı ve burjuvazi, ve her kim bunlardan birinden yana değilse, ötekinden yanadır."
Josef Stalin
Başa dön
Kataklysm
desiderius
Kayıt: Apr 12, 2005
Mesajlar: 4091
Nerden: Gobi Çölü
Tarih: Pts Arl 29, 2008 10:59 pm
Mesaj konusu:
Mesaj:
#52
yurt içi ve yurt dışında başlatılan kampanyaya bakın ...sanki reklam kampanyası gibi...AB-D bütün ajanlarını "görevlendirdiği" "paraya" "boğduğu" insanlarını sahaya sürüyor....nafile bu sayede yeni bilgiler öğreniyoruz...yıllardır geniş kitlelerden özenle saklanan tahrif edilen tarihimizi öğreniyoruz....sahi amerikalılar niye Lozanı imzalamadı....niye kurtuluş savaşı öncesi istanbula işgal askerleri gönderdi....niye Samsunu bombaladı ve bu bilgiler niye tarih kitaplarından silindi....niye mustafa kemalin tarih kitapları okullardan kaldırıldı.... işte geniş kitleler bunları öğrenmeye başladı....şimdide bu mide bulandırıcı, kusmuk "ermeni reklam kampanyası" sayesinde yerli ermeniler dahil olmak üzere şu soruları kendi kendilerine sormaya başlayacaklar.....ABD ve emperyalist güçler niye Türk ermeni dostluğunu, yüzyıllarca süren birlikteliği bozmaya çalışıyorlar....osmanlı yüzyıllardır diğer milletlere yaptığı gibi ermenileri de kendi dil/din ve kültürlerini yaşattığı halde niye "siyaseten" suçlanıyor...tarih "siyaseten" yeniden yazılabilirmi...yaşanmış olaylar "reklam kampanyasıyla" ne kadar değişebilir....tarihi olarak soysuz sayılabilecek devletler niye bu kadar tarihi yeniden yazmaya meraklı.....onbinlerce yıldır Dünya medeniyetine katkı yapan Türklere iftira atmak ve reklam kampanyası ile tarihi birbirine karıştırmak acaba ne sonuçlar doğuracak.....
_________________
http://www.huunhuurtu.com/
Başa dön
Kataklysm
desiderius
Kayıt: Apr 12, 2005
Mesajlar: 4091
Nerden: Gobi Çölü
Tarih: Pts Arl 29, 2008 11:06 pm
Mesaj konusu:
Mesaj:
#53
Ermenilerden özür dileyelim adı altında "tarihi mesele" siyasi mesele haline getiriliyor...eğitimsiz ve fonlanmış kesim afyonlanıyor....benim adıma; soyunu ve sopunu inkar edenler nasıl böyle tavır alabilir...çok basit..."arkalarında köküne kadar siyasi irade var..." ama hangisi...çarınki hem kendisine zarar verdi hemde Rusyada ihtilale sebeb oldu...Türke kefen biçti ama kendisi çoluğuna çocuğuna kadar katledildi...hemde kendi halkı tarafından!!!!!!!!şimdi ise sistemli bir çökertme hadisesi yürürlükte...ancak TSK'ya yapılan psikolojik harekat gibi buda geri tepecek...zehir ve panzehir meselesi....her zehir aslında kendi panzehirini taşımaktadır...şu anda en güvenilir kurum TSK'dır...ama aynı halk TSK'nın siyaset yapmasını da istemez....
Şimdi özür meslesine dönelim...
******
Özür dilemek mi?
Türk milletinin ve tarihinin aleyhine faaliyet göstermek için örgütlenmiş entelektüel bir ekip var. Bu ekibe dahil zatların eylem ve tavırlarının kendilerine özgü tercihlerin sonucu olmadığı bilinmektedir. Bunlar Türkiye Cumhuriyeti, Türk Tarihi ve Türk milleti aleyhine akla gelen her olayı saptırarak kullanmayı bir yerlerden aldıkları görevlerin gereği olarak yerine getirdikleri açıktır. Bu çerçevede kendilerine tahsis edilen yerli ve yabancı sınırsız imkânların bir kısmını kitleleri küresel projeler doğrultusunda yönlendirmekte kullanırlar. Sureti haktan görünerek gerçekleri özgürce ifade ettikleri duygusunu yaratmaya çalışırlar. Hemen hepsinin zihninin şekillenmesinde Amerikan ya da AB’deki güç merkezlerinin etkisi vardır. Diasporayla nasıl bir dirsek teması içinde olduklarını ise zaman zaman kendileri itiraf etmektedirler. Tarihçi olmadıkları halde tarihi yargılarlar. Ulusal ve uluslar arası belge ve arşivlerden habersiz oldukları halde bilgi sahibi gibi davranırlar. Kendilerini Türk milletinden hissetmedikleri halde Türk milleti adına “özür dileme” kampanyaları başlatırlar. Duygusal ve subjektif oldukları halde tarafsız görünürler.
Yıkım ekibi!
Türkiye aleyhine faaliyet gösteren bu yıkım ekibi internette yaygın bir “özür dileme” kampanyası başlatıyormuş. Bazı gazeteci ve yazar kılıklı adamların önderliğinde başlatılması düşünülen bu kampanya “Ermenilerden” 1915 olayları, Rumlardan 6/7 eylül olayları ve mübadele dolaysıyla özür dilemek gereğini uzun zamandır savunuyorlardı. Yılbaşından itibaren de bunu geniş kitleler için yaygınlaştırmaya çalışacakları anlaşılmaktadır. Elbette kimin kimden “özür” dileyeceğine kendisi karar verir. Ancak Ermeni’den ya da Rum’dan “özür dileme” kampanyası düzenleyen bu kesimin “özrü” kimin adına yaptıklarının anlaşılması için hangi odakların adamı olduklarının da bilinmesi gerekir. Bu nedenle sözü edilen grubun kamuoyuna, dedelerinin 1915’li yıllarda hangi tarafın mensubu olduğunu dürüstçe açıklama borçları vardır. Mavri Mira Cemiyeti, Pontus Rum Cemiyeti, Hınçak Komitesi, Makabi ve Alyans İsrailit Cemiyetleri, Kürt Teali Cemiyeti, Teal-i İslam Cemiyeti, İngiliz Muhipleri Cemiyeti, Hürriyet ve İtilaf Fırkası, Wilson Prensipleri Cemiyeti’dir 1915’lerde aleyhimize çalışanların mensup oldukları... Özürcülerin dedelerinin yukarıdaki cemiyetlerden hangisine mensup olduklarını açıklamaları “özür dileme kampanyası” nın daha da anlamlı bir hal alması bakımından önemlidir.
Aidiyetlerinizi açıklayınız!
Bu düne takılıp dünde kalan grup, gerçekte “tarihle yüzleşmek” adı altında Türkiye’nin kuruluş iradesini yargılamaktadır. Bu zevatın gerçekte insanlığın çektiği acıyla zerre misali ilgileri olsa dünden önce bugün bütün insanlığın gözleri önünde yaşanan insanlık suçları ve travmalarıyla ilgili olmaları gerekirdi. Örneğin Amerika’nın işgal ettiği ülke olan Irak’ta bir milyondan fazla insanın öldürüldüğünden bahsediliyor. Bugün Azerbaycan’da büyük bir kısmı katliama uğrayarak yok edilmiş, kalan kısmı da yerinden yurdundan sürgün edilerek kaçkın duruma düşmüş yüz binlerce insan var. Yunanistan’ın Avrupa’nın göbeğinde Avrupa ülkesi olarak Batı Trakya Türkleri için bölgeyi dünyanın en büyük hapishanesine çevirdiği biliniyor. Buna rağmen bu zatların kendileri dün için, efendiler önünde eğilmeye, iğdiş edilmeye, diz çökmeye ve özür dilemeye karar vermiş olabilirler! Bu onların bileceği bir iştir. Ancak yapılan işin ahlaki olabilmesi için özürcülerin acilen aidiyetlerini açıklamalarına ihtiyaç vardır!
Güncel acılara ve insanlık suçlarına yönelik olarak kıllarını dahi kıpırdatmayanların bundan yüz yıl öncesi olaylarına takılıp kalmaları manidardır. Bu zevatın yüz yıl önce Türklerin Balkanlarda, Rusya’da, Adalarda, Kafkasya’da nasıl bir yok ve sürgün edilme projesi sonucu Anadolu’ya doğru yola çıktıklarını görmezlikten gelmesi ayrı bir handikaptır. Mesailerini varsa yoksa Rum, Ermeni, azınlık, bölücü, terörist ve çetecilerin çektiği sıkıntılar üzerine yoğunlaştıranlar eğer ajan değillerse yabancılaştırılmış yerlilerdir.
http://www.yenicaggazetesi.com.tr/a_...hp?hityaz=6266
ASIL ERMENİLERİN ÖZÜR METNİNİ BURADAN YAYINLIYORUM:
"Yüzelli yıl önce Çarlık Rusyasını, Avrupayı ve Kendi halklarını Allah ve İsa üzerinden aldatan; kan, gözyaşı ve sömürü üzerine kurulu monarşi sistemlerini devam ettirmek için "ilerici" ve "devrimci" Türkleri önce Avrupadan sonra Asya'dan atmak için gizli planları hayata geçirenlere yardımcı olmak için para ve menfeat karşılığı ayaklandığım....cephe gerisinde köyleri basarak Türk, kürt çerkes vs. demeden Osmanlıya bağlı tebayı çoluk çocuk ortadan kaldırdığım, kiliselerde ibadet yerine silahlı eğitim ve katliam hazırlıkları yaparak, acaip katliamlar yaptığım için utanıyorummm...ABD misyonelerinin din kisvesi altında bizi eğiterek Osmanlının parçalanması için Dışişleri ve çeşitli devlet kademelerinde görev yaptırarak Osmanlıyı içten çökerttiğim için utanıyorum...yüzyıllardır bize adil ve dürüst olan Osmanlıyı arkadan vurduğum için utanıyorum....yüzyıllardır birlikte yaşadığımız, kız alıp kız verdiğimiz "Osmanlıyı" katletmeye çalıştığım ve de özellikle hiç bir dinde masum çoluk çocuk ve kadınları yaşlı ve hamile kadınları öldürmek diye bir şey olmadığı halde bunları utanmadan yapabildiğim için utanıyorummmmm...ha birde..bunları yaptıktan sonra günümüzde sanki bunları Türkler yapmış gibi gösterdiğim için utanıyor...ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından özür diliyorum
_________________
http://www.huunhuurtu.com/
Başa dön
exsaddam
Forum Hayvanı
Kayıt: Apr 18, 2005
Mesajlar: 15385
Nerden: Ankara
Tarih: Pts Arl 29, 2008 11:06 pm
Mesaj konusu:
Mesaj:
#54
arkadaşlar öncelikle birşeyi açığa kavuşturalım , orada silinen şeylerde yazanı gördüyseniz , propaganda yapıldığı için silinmiştir diyor.
Yoksa hayatın her alanı siyasettir , herhangi bir şeye verdiğemiz evet veya hayır cevabı bile bir siyaset içerir.metal müzik dinleyenlerde vatandaş ve oy veriyorlar sonuçta , hayatın her alanında söyleyeceğimiz birşeyler varki bu forum ve felsefe forumu açık, ot olmadığımızda kesin.Kimse düşüncenizi yazdığınız için silmez , sorun propagandadır , bir partinin veya siyasetçinin propagandası gibi , aksi halde postlarınız yasaları ihlal etmediği sürece duracaktır .
Lütfen bundan sonraki postlarınızda sitenin başını belaya sokacak şekilde yazmayalım , yüz çiçek açsın , bin fikir yarışsın benim görüşüm.
_________________
http://exsaddam.mybrute.com
Başa dön
Kataklysm
desiderius
Kayıt: Apr 12, 2005
Mesajlar: 4091
Nerden: Gobi Çölü
Tarih: Pts Arl 29, 2008 11:12 pm
Mesaj konusu:
Mesaj:
#55
evet konuyu noktalıcak son sözlerim şunlardır :
Ermenistan'ın ilk Başbakanı Kaçaznuni:
Türklerin pişmanlık duymalarını gerektirecek bir şey yok
Taşnaksutyun Partisi'nin kurucularından ve önemli lideri Ermenistan devletinin ilk Başbakanı, Taşnak Hükümeti'ni 1919 yılı Ağustos ayına kadar 13 ay yöneten Ovanes Kaçaznuni'nin Taşnak Konferansı'na sunduğu rapordan önemli bölümleri aktarmaya devam edelim.
"...Sınırlarımızda askeri operasyonlar başladığında, Türkler bizimle bir araya gelmeyi ve görüşmelere başlamayı önerdiler. Biz ise onların önerilerini geri çevirdik. Bu büyük bir hataydı.
"...1914 kışı ve 1915 yılının ilk ayları, Taşnaksutyun da dâhil olmak üzere, Rusya Ermenileri açısından bir heyecanlanma ve umut dönemiydi.
"GERÇEKLERİ ANLAYAMADIK VE HAYALLERE KAPILDIK"
"...Biz kayıtsız şartsız Rusya'ya yönelmiş durumdaydık.
"Herhangi bir gerekçe yokken zafer havasına kapılmıştık; sadakatimiz, çalışmalarımız ve yardımlarımız karşılığında Çar Hükümeti'nin (Güney Kafkasya Ermenistan'ı ile Türkiye'nin Ermeni eyaletlerinden oluşan) Ermenistan'ın bağımsızlığını bize armağan edeceğine emindik.
Aklımız dumanlanmıştı. Biz kendi isteklerimizi başkalarına mal ederek, sorumsuz kişilerin boş sözlerine büyük önem vererek ve kendimize yaptığımız hipnozun etkisiyle, gerçekleri anlayamadık ve hayallere kapıldık.
"...Ermeni halkının gücü, onun siyasal ve askeri önemi, keza Ruslara verdiği destek fazla abartıldı. Bizim gayet mütevazı imkânlarımıza fazla değer vererek, sonuçta kendi umut ve beklentilerimizi de abarttık.
1915 yaz ve sonbahar döneminde Türkiye Ermenileri zorunlu bir tehcire tabi tutuldu, kitlesel sürgünler ve baskınlar gerçekleştirildi. Bütün bunlar Ermeni meselesine ölümcül bir darbe vurdu.
Tarihsel Ermenistan'ın, bize devreden gelenekler ve Avrupa diplomasisinin vaatleri doğrultusunda, bağımsızlığımızın temelini oluşturması gereken bölgeleri boşaltıldı; Ermeni vilayetleri Ermenisiz kaldı.
"TÜRKLER NE YAPTIKLARINI BİLİYORLARDI"
"Türkler ne yaptıklarını biliyorlardı ve bugün pişmanlık duymalarını gerektirecek bir husus bulunmamaktadır; sonradan da anlaşıldığı üzere, Türkiye'de Ermeni meselesinin temelli çözümü açısından bu yöntem en kesin ve uygun bir yöntemdi..."
BELGELER
Ovanez Kaçaznuni'nin söz konusu raporunun bulunduğu kitap, başka belgeler de içeriyor. İşte bunlardan bazıları:
Emperyalist merkezler, Osmanlı devleti ve Mustafa Kemal yönetiminin 1915-1923 arasında Ermenilere katliam veya soykırım uyguladığı suçlamasında bulunuyorlar. Oysa Kurtuluş Savaşımıza denk düşen bu sekiz yıl, aslında Taşnak güçlerinin Çarlık Rusyası, İngiltere ve Fransız ordularının emrinde Türkiye'ye karşı savaş yıllarıdır. Bu tarihsel olgu, binlerce Taşnak belgesine de yansımıştır.
Birkaç örek verelim, Taşnaklar tarafından yönetilen Ermeni Milli Bürosu'nun Birinci Dünya Savaşı'nın hemen başında Çar II. Nikolay'a gönderdiği bildiri, Taşnak yönetiminin emperyalizme nasıl bel bağladığını gösteriyor:
"Şanlı Rus orduları, kendi hükümdarlık toprakları boyunca karlı Ermenistan tepelerinde ve engin Alaşkert vadisinde, Almanya'ya ihtiyaç duyarak kudretli Rusya'ya el kaldırma cüretini gösteren Türkiye'ye karşı savaşırken, Ermeniler, atalarının öğütlerini dinleyerek (...) hayatlarını ve varlıklarını Yüce Rusya'nın ve onun tahtının şanı için feda etmek için ayağa kalkmışlardır.
"Türkiye ile savaş müjdesi, bütün Ermeni halkını coşturmaktadır. Bütün ülkelerden Ermeniler, şanlı Rus ordularında yer almak ve Rus silahının başarısına kanıyla hizmet etmek için acele etmektedir. Yüce Tanrıya düşmana karşı zafer kazanmak için dua ediyoruz. Yeni şanlı Rus silahı olmak ve Rusya'nın Doğu'daki tarihsel görevini yerine getirmek vatan borcumuz olmaktadır. Kalbimiz bu istekle yanmaktadır.
Rus bayrağı, İstanbul ve Çanakkale Boğazlarında özgürce dalgalanacaktır.
"Sizin iradeniz, yüce devletlim, Türkiye'nin boyunduruğu altındaki halklara özgürlük verecektir."
"ERMENİLER SAVAŞTA EN ATEŞLİ BİÇİMDE YERLERİNİ ALMALIDIR"
Yine Taşnaksutyun Partisi Dışişleri Bürosu Başkanı Zavriyev'in, Çarlık Rusyası'nın Londra ve Paris Büyükelçiliklerine 1915 yılında gönderdiği mektup, Birinci Dünya Savaşı'nda Ermenilerin oynadığı rolü gözler önüne sermektedir:
"Bugünkü savaşın ilk günlerinden beri Rusya Ermenileri, Rusya'da ve Türkiye'de savaşa katılmayı beklemektedir. Bu durum, savaşın sonunda Ermeni meselesinin yeniden gündeme alınması ve kesin şekilde çözülmesi umudunu doğurmaktadır. Dolayısı ile Ermeniler, yaklaşan olaylara katılmaktan geri duramaz, bundan ötürü savaşta en ateşli biçimde yerlerini almalıdırlar."
"RUS HÜKÜMETİ, TÜRK ERMENİLERİNİ SİLAHLANDIRMAK İÇİN 242 BİN 900 RUBLE VERDİ"
Çarlık Hükümeti'nin arşivinde de yer alan bu mektubun içeriğini destekleyen başka bir Taşnak belgesi de siyaset adamı ve tarihçi Boryan'ın kişisel arşivinde bulunmaktadır. 1915 Şubatında Tiflis'teki Bütün Ermenistan Milli Kongresi'nde Taşnaksutyun Partisi'nin askeri kanat temsilcisinin yaptığı konuşmayı içeren belge çarpıcıdır:
"Bilindiği gibi, Rus hükümeti savaşın başında Türk Ermenilerini silahlandırmak ve savaş sırasında ülke içinde ayaklanma çıkarmak için hazır hale getirmek amacıyla hazırlık gideri olarak 242 bin 900 ruble verdi. Gönüllü birliklerimiz Türk ordusunun savunma hattını yarıp, ayaklananlarla birleşerek cephe ve cephe gerisinde anarşi yaratmak ve bununla birlikte Rus ordularının geçişini ve Türk Ermenistanı'nı ele geçirmesini sağlamak zorunda
_________________
http://www.huunhuurtu.com/
Başa dön
razor36
Forum Hayvanı
Kayıt: Sep 23, 2005
Mesajlar: 873
Nerden: İstanbul
Tarih: Pts Arl 29, 2008 11:21 pm
Mesaj konusu:
Mesaj:
#56
Halleluja demiş ki:
Konu başlığı ve içeriği politika içerikli bir kere. Eğer yöneticiler olarak rahatsız oluyorsanız buna benzer konuları açtırmazsınız. Politika ucu boklu değnektir bu ülke ve dünyada. Alakasız yerlere değil, tam isabet noktalara kayar,gider ve alakalıdır.
2-3 kişi size ya da kimilerine göre yanlış "egemen ideoloji dışı", aykırı bizlere göre de tam kalıbına uyan tespitler yapıldımı rahatsız oluyorsunuz ya da oluyorlar.
Çözüm basit bu tip konuları açtırmazsınız. Açtırmamanız için size riske atıcak bir sebebim bile var. Malum polislerimiz bile artık forumlarda cirit atıyorlarmış.
Özgürlükse tam özgürlük ! Öyle orasından kırp burasını yamult. Olmaz olsun öyle özgürlük !
Buna benzer konuları açtırmazsınız sorun biter size göre. Ama özgürlük nutku çekip ardından polis gözetimi altında kural var demek abes doğrusu. Yapacaksınız bir işi tam yapın bari. Ya doğru ya da yanlış..
Ayrıca hayat siyasettir.
Özür dilemekte tereddüt edenler için Nazım Hikmet'in size cevabı var.
http://www.nazimusta.com/stream.php?id=7
bakkal karabetin ışıkları yanmış
affetmedi bu ermeni vatandaş
kürt dağlarında babasının kesilmesini
fakat seviyor seni çünkü sen de affetmedin
bu karayı sürenleri Türk halkının alnına
...
Nâzım Hikmet
Gayet güzel yazılmış bir yazı ve bu konuda sanki bazı kesimlerin propagandası serbest ama bazılarınız klasik devlet diktası gibi kırpılıp sansürlenmekte ama yukarıda tamamen ırkçılık ve arada hakaretler savrulmuş olan "HyperboreaN" yazısında tamamen ırkçılığı meşrulaştırılmış ve tam anlamıyla propagandası yapılmış ama her hangi bir müdahale yok.Ya her yazıda aynı hassasiyet gösterilsin yada TRT kurumları gibi olmasın.Bundan önce Hrant Dinkle İlgili bi topikte bazıları adeta faşist sözcüklere içinde kankusmuş ve tamamen ırkçı soylemlerine her hangi müdahale yapılmamış.Bu konuda hassasiyette tamamen objektif olunmalı.
Başa dön
exsaddam
Forum Hayvanı
Kayıt: Apr 18, 2005
Mesajlar: 15385
Nerden: Ankara
Tarih: Pts Arl 29, 2008 11:31 pm
Mesaj konusu:
Mesaj:
#57
uyarın için teşekkürler razor , söylediğin topicleri yarın inceleyeceğim
ek olarak Kataklysym in son postu çok önemli alıntı yaptığı tümceler , kaynak yayınlarından çıkan Taşnak Partisinin Yapacağı Birşey Yok adlı kitaptan alıntıdır.Rus arşivlerinen çıkartılmıştır ve Ermenilerin Taşnak partisi genel sekreterinin Enternasyonale sıunduğu belgedir.Birde ermeni belgeleri açılsa daha neler çıkacak.Onun için çok önemli olan şey sözde aydınların önüne konulanı yiyip , tarihçilere bırakmadan , yapmadığımız bir olayı kabullenip ,özür dilemesi ;halkımızı bu suçu işlemişiz psikolojisine savuran alçakça bir psikolojik savaş aletidir.
Eğer bir konuda fikirimiz varsa belgelerle geleceğiz , Anadoluda yüzlerce köyü yıkan Kaçaznuni bile bunu itairaf etmiştirki , hala emperyalist güruhun dayatması sözde soykırımı emperyalistlerden daha çok bizim sırça köşklerinden çıkmayan aydıncıklarımız savunuyor , yazık , çok yazık.
_________________
http://exsaddam.mybrute.com
Başa dön
Halleluja
Zehir Hafiye
Kayıt: Jul 23, 2006
Mesajlar: 350
Nerden: İstanbul / Pendik
Tarih: Pts Arl 29, 2008 11:35 pm
Mesaj konusu:
Mesaj:
#58
exsaddam demiş ki:
arkadaşlar öncelikle birşeyi açığa kavuşturalım , orada silinen şeylerde yazanı gördüyseniz , propaganda yapıldığı için silinmiştir diyor.
Yoksa hayatın her alanı siyasettir , herhangi bir şeye verdiğemiz evet veya hayır cevabı bile bir siyaset içerir.metal müzik dinleyenlerde vatandaş ve oy veriyorlar sonuçta , hayatın her alanında söyleyeceğimiz birşeyler varki bu forum ve felsefe forumu açık, ot olmadığımızda kesin.Kimse düşüncenizi yazdığınız için silmez , sorun propagandadır , bir partinin veya siyasetçinin propagandası gibi , aksi halde postlarınız yasaları ihlal etmediği sürece duracaktır .
Lütfen bundan sonraki postlarınızda sitenin başını belaya sokacak şekilde yazmayalım , yüz çiçek açsın , bin fikir yarışsın benim görüşüm.
Dostum yazdıklarımın hepsi kitabevlerinde satılan kitaplarında içinde de yazıyor. Neresi propaganda bende anlamadım açıkçası. Sorun değil açıkçası..
Kaynaksa,referans ise buyrun.. Osmanlı ve Türk resmi makamların ağzından..
-------------------------------
Yıl 1915. III. Ordu komutanlığına atanan Vehip Paşa, Ermenileri katleden selefi Mahmut Kamil Paşa'nın denetimi altındaki Muş'un köylerinde canlı canlı yakılan Ermeni kadın ve çocukların cesetleri karşısında duygularını şöyle dile getiriyor: 'Tarih-i İslam'da misli görülmemiş bir vahşet...Milletimden utanıyorum." Vehip Paşa, Teşkilat-ı Mahsusa'nın kurucusu Behaettin Şakir hakkında, 28 Nisan 1918 tarihli Askeri Mahkeme ana iddianamesinde de yer alan şu ifadeyi veriyor: "Ermenilerin katl ve imhası ve mallarının talan edilmesi İttihatın bir kararıydı. Behaettin Şakir, III. Ordu bölgesine insan kasaplarını doldurdu; onları sevk ve idare etti. İpten kazıktan kurtulmuş adamların ve kana susamış jandarmaların yarattığı bütün fesat ve tahrikler onun eseriydi."
Hasan Amca; Askeri Tıbbiyede okurken İttihat-Terakki saflarında mücadeleye atılıyor. Fakat İttihatçıların baskı ve şiddete dayalı diktatörlüklerini görünce 1912'de muhalif subayların oluşturduğu Halaskar Zabıtana dahil oluyor. Daha sonra Talat Paşa'ya suikast girişiminden idama mahkum olan Hasan Amca'yı sorgusunu bizzat yapan Cemal Paşa ipten alıyor. Cemal Paşa onu Anadolu`dan zorla göçtürülüp Halep'te açlıktan ve hastalıktan kırılan Ermenilere yardımla görevlendiriyor. Hasan Amca bazı Türk liderlerinin hükümeti suçsuz bulma çabalarına kızıp 'Pekiyi, on binlerce Ermeni'yi kim katletti o zaman?' diye yapılanın tehcir değil, 'imha' olduğunu ileri sürmüştü. [Hasan Amca, Doğmayan Hürriyet, Bir Devrin İçyüzü 1908-1918, (1989)].
7 Aralık 1918; O günün The Morning Post gazetesinde, Veliaht Abdülmecit'in bir röportajına yer alır. "..(Bu) korkunç katliamlar...Milletimizi ve cetlerimizi rezil eden lekelerdir. Bunlar tamamıyla Talat ve Enver'in işi. Enver'i görmeye İstanbul'a gittim. Bu rezil katliamlara tekrar müracaat niyetlerinin olup olmadığını sordum. Aldığım cevap, 'Karar verildi. Program bu' oldu."
Yıl 1919. Daha sonra İçişleri Bakanı olan Maarif Bakanı Ali Kemal (nam-ı diğer Artin Kemal), Ermeni kıyımı nedeniyle suçladığı İttihatçıların yargılanıp cezalandırılmalarını savunanların başında geliyordu. 28 Ocak günkü Sabah'taki başyazar köşesinde "Dört-beş sene önce tarihte emsali olmayan bir suç işlendi; dünyanın tüylerini diken diken eden bir suç. Ebatlarını anlatmak için beş, on değil, yüz binleri telaffuz etmek lazım...;" 18 Temmuz günkü Alemdar'daki yazısında, "Tehcir ve katlettiğimiz insanların mallarını yağmaladık; hırsızlığı meclislerimizde tasdik ettik..." diye yazıyor. Ali Kemal, Kasım 1922'de bir gün, Teşkilat-ı Mahsusa üyesi birkaç kişi tarafından kaçırılarak İzmit bölge komutanı Sakallı Nurettin Paşa'ya teslim edildi. 6 Kasım'da, Nurettin Paşa tarafından dışarıda hazır bekletilen sivil giysili jandarmalara linç ettirildi. Kafası çekiç ve taşlarla kırıldı.
Trabzon milletvekili Hafız Mehmet 11 Aralık 1918'de mecliste bir konuşma yapıyor ve "...Ordu valisi Samsun'a nakil bahanesiyle Ermenileri mavnalara doldurdu ve onları denize attırdı. Bunu bütün vilayette tatbik ettiğini duymuştum. İstanbul'da İçişleri Bakanlığı nezdinde çaba sarf etmeme rağmen araştırılmasını başaramadım... Allah bizim belamızı verecektir..." diye bağırıyor.
Halide Edip Adıvar, Memories of Halide Edip (1926) adlı kitabında, 'Ermeni ırkının imhasına sebep olan amiller'den söz ederken, kendisiyle yaptığı bir görüşmede Talat Paşa'nın, "...Yaptıklarım için ölmeye hazırım ve biliyorum, bunlar için öleceğim" dediğini aktarıyor. Yine aynı kitapta Edip, "Siyasi münakaşalar haricinde, pazarları Türk ve Almanlara bırakmak için Ermenilerin iktisadi hakimiyetini nihayete erdirecek...sebepler vardı" diye yazıyor.
Bir başka İttihatçı, 1923'den sonra Bolu ve Ankara milletvekili Falih Rıfkı Atay, Çankaya (1961) adlı kitabında, Teşkilat-ı Mahsusa liderlerinden Dr. Nazım'ın rolünden söz ettiği bölümde, "Bu katiller ordusu hakkında ne diyeceğimi şaşırdım" diyor. Atay, Ermeni karşıtı önlemlerden söz ederken 'jenosit' sözcüğünü bile kullanıyor. Aynı kitaptan okuduğumuza göre, o dönemlerde Cemal Paşa'nın özel katibi olan Asteğmen Atay'la H. Edip Adıvar Halep'e giden trende Teşkilat-ı Mahsusa lideri Dr. Şakir'le karşılaşırlar. Şakir, kendisi hakkında hiçbir şey bilmeyen Edip'e doğu vilayetlerinde organize ettiği katliamların ayrıntılarını anlatır. Şakir trenden indikten sonra Edip, "Bir katille tokalaşmama sebep olduğunuza müteessir oldum" diye sitemde bulunur. [F. Rıfkı Atay, Zeytindağı, (1932)].
Eitaan Belkind, Türk ordusunda Yahudi asıllı bir subay. Osmanlı IV. Ordusu karargahına atanmıştır. Yolculuğu sırasında gördüklerini anılarında şöyle anlatıyor: "...Nihayet Mezopotamya'ya vardım. Orada dehşetengiz bir trajediye şahit oldum. Çerkes kur'alar Ermenilere çalı-çırpı, deve dikeni toplayıp istiflemelerini emrettiler. Sonra Ermenilerin hepsini, tahminen beş yüz canı el ele bağladılar; çalı-çırpı kümesine attılar. Canlı canlı yanarken ağlaşan insanların feryatları birbirine karıştı..." [Yair Auron, The Banality of Indifference, 2000)].
Osmanlı ordusunda binbaşı rütbesiyle görevli, Venezüellalı Rafael de Nogales'i de analım yeri gelmişken. Böylelikle resmi tarihçilerin dillerinde pelesenk olan Van isyanına yeni bir bakış açısı getiririz. Nogales, Van kuşatması boyunca Ermeni mevzilerini bombardıman eden ve sonuç olarak 40.000 kişinin ölümünden sorumlu topçu bataryasından sorumludur. "Van'daki gibi şiddetli bir mücadele hayatımda görmemiştim…Şayet Van'a hapsolmuş 30,000 veyahut 40,000 Ermeni…sadece müdafaa yapmamış olsaydı ve hiçbir şey bulamadıklarında sopalarla, baltalarla ve kamalarla silahlanıp, hepsi birden bir çember teşkil etmemiş olsaydı, bizi ezip ezemeyeceklerini kimse bilemezdi…Kendilerini siperlere gömerek, stratejik bir hata yaptılar." Bu cümleler Ermenilerin yalnızca savunma amacıyla hareket ettiklerine tanıklıktır.
Van ilindeki Ermeni katliamlarını örgütleyen Çerkes Ahmet'in Yozgat divan-ı harbi örfi davaları sonucunda idam edilmesi üzerine, o dönemlerde IV. Ordu Komutanı Cemal Paşa'nın Kurmay Başkanı olan Ali Fuat Erden Paşa, Teşkilat-ı Mahsusa fedaisi Çerkes Ahmet'ten söz ederken, "Cellat ve katillere karşı minnet borcu ağırdır. Kirli işlerde kullanılan vasıtalar ihtiyaç ve istimal zamanında lüzumludurlar; ama kullanıldıktan sonra izale edilmeleri gerekir (tuvalet kağıtları gibi)," diyerek bu tür infazların altında yatan zihniyeti açıklığa kavuşturuyor. [General Ali Fuat Erden, Birinci Dünya Harbinde Suriye Hatıraları, (1954)].
Tarihçi, yazar, şair ve dönemin istihbarat yüzbaşısı Ahmet Refik Altınay İki Komite İki Kıtal (1919) adlı anı kitabında: "Ekserisi masum, günahsız olmasına ve hayatlarında hiç suç işlememiş olmasına rağmen merhametsizce katledilen bu Ermeniler arasında, Bursalı, Ankaralı, Eskişehirli ve Konyalı Ermeniler vardı." diyerek üzüntülerini aktarıyor. Yine aynı kitapta, duruşmalar sırasında karşılaştığı Çerkes Ahmet'in: "Ben memleketime hizmet ettim. Van civarının altını üstüne getirdim. Bugün oralarda tek bir Ermeni bulamazsınız. Ermeni mebusları Zohrab ve Vartkes'in öldürdüm. Zohrab'ı ayağımın altına aldım; bir taşla kafasına vurdum, vurdum ta geberene kadar vurdum." diye kendisine yakındığını lanetle hatırlıyor. Adını verdiği Zohrab, Ermeni Ulusal Meclisinin Samatya delegesi, Osmanlı Meclis-i Mebusanında da İstanbul Milletvekilidir. Sultan Abdülhamit'in İstibdat döneminde mecliste, yine milletvekili Vartkes ile birlikte amansız muhalefet yapmıştır.
Erzincan 9. Kolordu komutanlığından gelen şifreli bir telgraf emrini yerine getirmektense intihar etmeyi seçen Diyarbakır 23. Alayı kurmay binbaşısı Muştak Bey'in intihar notunda şunlar yazmaktaydı: "Bir Türk olarak yaşamaya utanıyorum." [Alıntı: V. N. Dadrian, Ermeni Soykırımında Kurumsal Roller, (2004)].
21 Kasım 1918 günkü Sabah gazetesinde bazı yazarlar Adalet Bakanı İbrahim Bey'den, "Talat'ın evine her sabah emir almak için uğramadınız mı? Parti kararı sonucunda bulundukları yerlerdeki masum Ermenileri baltayla öldürsünler diye İstanbul hapishanelerinden en azılı canileri serbest bırakmadınız mı?...Amacınız, en kan içici canileri seçmek ve onları Teşkilat-ı Mahsusa çetelerine dahil etmek değil miydi? ...Ayrıca bu suçluların cinayetlerinin yeterince vahşi olup olmadığını tespit etmek için hekimler tayin etmediniz mi?" diyerek Teşkilat-ı Mahsusa'nın faaliyetlerini sorguluyorlar.
Son olarak, Mustafa Kemal, cumhuriyeti kuran öncü kadro içinde yer almış, Başbakanlık ve T.B.M.M. Başkanlığı yapmış, yaşamı boyunca en yakın arkadaşlarından biri olmuş Fethi Okyar'la birlikte Minber Dergisini kurduktan birkaç gün sonra, 9 Kasım 1918 günkü başyazısında Ermenilere karşı 'imha' politikası yürüten İttihatçı liderleri lanetliyor: "Ermeni milletine karşı irtikab ettikleri hattı harekatta birçok kişinin zihniyetinden çıkan bu hatalar, tarihe karşı en büyük ve en affedilmez mesuliyetlerden biri...bütün bir milleti kırmak sevdasında bulunmak müfrit hayâlâta kapılmak demek değil midir?" (Ermeni Terbiye-i Milliyesi, Minber).
Mustafa Kemal, Türkiye Cumhuriyeti'nin yeni meclisinin açılışından bir gün sonra 24 Nisan 1920'de, "Ermenilere karşı katliam"ı, "fazahat" olarak niteliyor [Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri 1919-1938 (1945)]. Yine 6 Mayıs 1920 tarihli, 'şahsi ve acil' damgalı bir yazışmada, Mustafa Kemal Erzurum'daki Kazım Karabekir'e, "Yeni bir Ermeni kıtalı demek olan bu hareket..." ile "bütün Hıristiyan alemi ve bilhassa Amerika aleyhimize döner" diyerek tavsiyede bulunuyor [Kazım Karabekir, İstiklal Harbimiz (1969]). 1920 Mart'ında Fransız gazetesi Petit Parisien'in muhabiri Prax'yla yaptığı bir röportajda, "Darağacını hakkediyorlar. Mihver devletleri bu müzevirleri niye hemen asmıyor?" diyerek İttihatçı liderlere çıkışıyor. (Maurice Prax, "Constantinople," Lectures pour tous ). Yine, altı yıl sonra, 1 Ağustos 1926'da, "Evlerinden topluca götürülüp katledilen milyonlarca Hıristiyan tebaamızın hayatından mesul tutulmaları lazım" gelen İttihatçıları suçlarken Ermeni katliamlarını eleştiriyor (Emile Hildebrand, "Kemal Promises More Hangings of Political Antagonists on Turkey" Los Angeles Examiner).
Mustafa Kemal, 1923'de batı ve güneybatı Anadolu'daki birçok kasaba ve kentte yaptığı pek çok konuşmadan birinde, "...Mazinin ihmal ve günahlarından suçlu değiliz ve filhakika hesaplaşma talep edilmesi lazım gelenler bizler değiliz...Ancak dünya karşısında bu ihmal ve günahların mesuliyetini üstlenmek vazifemizdir" diyor.
* * *
Şimdi anlaşılan, büyükelçisiyle, bakanı-başbakanıyla, muhalefetiyle, askeriyle, yargısıyla, 100 yıllık İttihatçı jakoben zihniyetin, ülkeyi, o 'beğenmediğimiz' Yunanistan'ın 63 sıra altında, yeryüzü doksan üçüncülüğüne yerleştirmesine ses çıkartmamamız isteniyor. Ama ben, ne 1915'de Sarıkamış'ta bozguna uğrayınca, yerine alelacele albaylığa yükseltilen Hafız İsmail Hakkı'yı bırakıp karısının dizinin dibine kaçan Enver Paşa'nın beceriksizliklerini örtbas etmek için uyguladığı sansürü ve 115.000 halk çocuğunun ölüme götürülmesini unutmak niyetindeyim, ne milli devlet kurma hevesiyle girişimci orta sınıfın kazınması göze alınarak hayata geçirilen 1923 mübadelesini, dolayısıyla Ege, Orta Anadolu ve Karadeniz'den Yunanistan'a zorunlu göçe tabi tutulan 1.5 milyon Rum'un acı hikayelerini, ne de Türk hükümetlerinin, kendi otoritelerine boyun eğdirmek, hatta mümkünse Dersim'i haritadan silmek için kalkıştığı 1938 Dersim katliamını. Hazır başlamışken; unutmayacağım, her vesileyle dile getireceğim daha pek çok olay var... Örneğin, 1934'te Edirne'den Yahudilerin göç ettirilmesine ve yok pahasına mal-mülklerine el konmasına yol açan Trakya Olaylarının yansıttığı anti-semitizm. 1941 Mayıs'ında, Nazi ordularının Yunanistan'ı işgal edip sınırlarımıza dayanması gerekçesiyle, gerçekte ise, işgal durumunda 'beşinci kol' gibi davranacakları korkusuyla, 25-42 yaş arasındaki 12 bin gayrimüslimin askere alındığı; silah verilmeyen, üniforma olarak 1939 Erzincan depreminde yardım olarak gönderilen çöpçü elbiseleri giydirilen, üstüne üstlük 'gavur askerler' diye aşağılanan bu insanların Zonguldak'ta tünel inşaatlarında, Ankara'da Gençlik Parkı'nın yapımında, Afyon, Karabük, Konya, Kütahya illerinde taş kırma, yol yapma gibi ağır işlerde çalıştırıldığı 20 Kur'a İhtiyatları uygulaması. II. Dünya Savaşı sırasında, hükümetin basiretsiz politikaları sonucunda karaborsa ve vurgunculuğun gemi azıya alması karşısında oluşan tepkileri savuşturmak; savaşı fırsat bilerek sermayenin Türkleştirilmesini sağlamak amacıyla çıkartılan, binlerce gayrimüslimi Aşkale taş ocaklarına gönderilirken, onların işlerini devralan yüzlerce 'Hacıağa' tipinin yaratıldığı 1942 Varlık Vergisi. Pertev Naili Boratav, Behice Boran ve Niyazi-Mediha Berkes çiftinin görüşleri nedeniyle üniversiteden atılmalarını sağlayan 1948 DTCF Tasfiyesi; onlarca aydının tutuklanıp acı çekmelerini hedefleyen 1951 TKP Tevkifatı; Orgeneral Sabri Yirmibeşoğlu'nun anılarında böbürlenerek itiraf ettiği bir provokasyon sonunda İstanbul'da gayrimüslimlere saldırıların düzenlendiği, 11 kişinin öldürüldüğü, 500 kadar kişinin yaralandığı, 60 kadının tecavüze uğradığı, 4214 evin, 1005 işyerinin, 73 kilisenin, 1 sinagogun, 2 manastırın, 26 okulun yağmalandığı, yakıp yıkıldığı 6-7 Eylül de. Devam edelim..1964 Kıbrıs olayları sonrasında Rum vatandaşlarının mülk edinememesi kararnamesinin de yardımıyla, 40.000 Rum'un sürgüne gönderilmesi; 1974 Kıbrıs çıkartması sonrasında özellikle Prens Adaları'nda gayrimüslimlere yapılan saldırılar. Maraşlı Sünni işadamlarının, tehdit olarak gördüğü Alevi işadamlarını ortadan kaldırmak amacıyla, devlet güçlerini arkalarına alan faşist saldırganlarla giriştikleri işbirliği sonucunda 21-25 Aralık 1978'de sahneye koydukları ve 111 kişinin katledildiği, yüzlerce kişinin yaralandığı Kahramanmaraş Katliamı. 57 ölü, 200'ün üstünde yaralı, 300'e yakın ev ve işyerinin tahrip edilerek yakılması, binlerce ailenin göçüyle noktalanan, devlet-faşist çeteler ittifakının 5 Temmuz 1980 Çorum Katliamı. Binlerce insanın acı çektiği, yüzlercesinin yargısız infaza kurban gittiği 12 Eylül Darbesi, Sivas, Malatya pogromları... Düşünüyorum da, Türklüğü aşağılayanlar biz imzacılar mıyız gerçekten?
* * *
Üniversitede Ermeni bir arkadaşım vardı, Alin. Sonra izini kaybettim. Sessizce gülen, hüzünlü bakan bir kızdı. Bense, 70'lerin sonlarında 'Ermeni Soykırımı'ndan bihaberdim. Bugün durduğum noktada, o günlerde gözlerinin içine bakabilmeyi akıl etseydim, belki de yaşadıklarını görebilirdim diye hayıflanırım hep. Özrümün bir nedeni de işte o kız. O zamanlar duygularını paylaşamadığım için ondan da özür diliyorum.
Kaynakça:
Nevzat Onaran, Osmanlı'da ve Cumhuriyet'te Ermeni ve Rum Mallarının Türkleştirilmesi adlı incelemesi.
Ali Sait Çetinoğlu, Varlık Vergisi = Etnik Temizlik Aracı, Agos Gazetesi, 21 Kasım 2008
_________________
"Yalnızca iki sınıf vardır, işçi sınıfı ve burjuvazi, ve her kim bunlardan birinden yana değilse, ötekinden yanadır."
Josef Stalin
En son Halleluja tarafından Pts Arl 29, 2008 11:45 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Başa dön
exsaddam
Forum Hayvanı
Kayıt: Apr 18, 2005
Mesajlar: 15385
Nerden: Ankara
Tarih: Pts Arl 29, 2008 11:38 pm
Mesaj konusu:
Mesaj:
#59
arkadaşım ben yazdıklarını okuyamadım ama editleyen arkadaşımın uyarısında bunlar yazıyordu , onun için yorum yapmam doğru olmaz.
_________________
http://exsaddam.mybrute.com
Başa dön
cadaver
Veled-i METAL
Kayıt: Feb 28, 2006
Mesajlar: 175
Nerden: barsaklarının dibinden
Tarih: Sal Arl 30, 2008 12:19 am
Mesaj konusu:
Mesaj:
#60
Konuyla ilgisiz mesaj düzeltilmiştir
exsaddam
_________________
ultra brutal guttural goremachine fucking your head!!!
Başa dön
Mesajları göster:
Hepsi
1 Günlük
7 Günlük
2 Haftalık
1 Aylık
3 Aylık
6 Aylık
1 Yıllık
eskiden-yeniye
yeniden-eskiye
metaltr.net Forum Ana Sayfası
->
Güncel Haberler
Tüm saatler GMT +1 Saat
Sayfa
Önceki
1
,
2
,
3
,
4
Sonraki
3
. sayfa (Toplam
4
sayfa)
Forum Seçin:
Bir Forum Seçin
Müzik/Genel
----------------
Metal Genel
Metal Grupları
Rock Müzik
Yerli Metal Grupları
Türk Rock
Rock Metal Gitaristleri
Efsane Bas Gitaristler
Alternatif müzik dünyası
Konser - Festival
Rock ve Metal Albüm, Single ve Video Haberleri
Dergi Paylaşım Platformu
Müzik Market
----------------
Müzik grubu aranıyor ilanları
Müzik Aletleri
Gitar / Tab
-- Şarkı Sözleri
Stüdyo Prova Kayıt
Müzik Aletleri Alım / Satım
Serbest ALAN
----------------
Güncel Haberler
Geyik
SERBEST KURSU
Felsefe - Sosyoloji - Psikoloji
Edebiyat
Karalamalar
Dizi Film Öneri
Internet / Bilgisayar / Teknoloji / Oyun / ..
-- Radyolar
Logmania
Komik / İlginç Resim / Video
Mekan
----------------
Mekanlar / Pasajlar
-- Nereye Gitsek? Cafe, Bar ve Konser Mekanı Tavsiyeleri
-- Tattoo ( Dövme ) & Piercing
Üniversiteler
MetalTR.NET
----------------
MetalTR.Net Hakkinda
Bu forumda yeni konular
açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap
veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı
değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı
silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy
kullanamazsınız
Powered by
phpBB
© 2001, 2002 phpBB Group
Türkçe Çeviri : Onur Turgay & Erdem Çorapçıoğlu
phpBB template by
Spectre
:: Ported for PHP-Nuke by
nukemods.com